randevu@drelifcetindag.com
Gebelik ve Doğum

Boş Gebelik Ne Anlama Gelir?

Boş gebeliğin nasıl oluştuğu, hangi belirtilerle seyrettiği, tanısında kullanılan tetkikler ve sonraki gebelikler açısından ne ifade ettiği üzerine bilgilendirme.

Gebelik testinin pozitif çıkmasının ardından yapılan ultrason incelemesinde gebelik kesesi görüldüğü halde içinde embriyonun izlenmemesi, halk arasında boş gebelik olarak adlandırılır. Tıbbi karşılığı anembriyonik gebelik olan bu tablo, erken gebelik kayıplarının sık görülen biçimlerinden biridir. Beklenen görüntünün elde edilememesi anne adayında kaygıya yol açabilir. Aşağıda bu durumun nasıl ortaya çıktığı, hangi tetkiklerle değerlendirildiği ve sonraki gebelikler açısından ne ifade ettiği genel hatlarıyla anlatılmıştır.

Boş Gebelik Nasıl Oluşur?

Döllenmenin ardından oluşan hücre topluluğu rahim iç zarına yerleşir. Yerleşmeyle birlikte gebelik kesesi oluşmaya, bebeğin eşini oluşturacak dokular gelişmeye ve gebelik hormonu salgılanmaya başlar. Boş gebelikte bu basamakların bir bölümü işlerken, embriyonun kendisi gelişimini çok erken bir aşamada durdurur ya da hiç oluşmaz. Kese ve çevresindeki dokular bir süre daha büyümeyi sürdürdüğü için gebelik belirtileri devam eder ve test pozitif kalır.

Bu tablo, gebeliğin kurulmasından sonra ortaya çıkan bir gelişim durması olarak değerlendirilir. Kesenin bir süre büyümesini sürdürmesi, dışarıdan bakıldığında gebeliğin olağan seyrettiği izlenimini verebilir. Ultrason incelemesi yapılmadan bu ayrımın yapılabilmesi mümkün değildir. Bu nedenle erken dönemde planlanan görüntüleme, tablonun anlaşılmasında belirleyici olur.

Kesenin belirli bir çapa ulaşmasına karşın içinde yolk kesesi ya da embriyo görülmemesi, değerlendirmede kullanılan temel ölçüttür. Bu ölçütler için kabul edilmiş sınır değerler bulunur ve bu sınırların altındaki ölçümlerde karar için beklenmesi gerekir. Erken yapılan bir incelemede embriyonun görülmemesi, gebeliğin henüz beklenenden erken bir aşamada olduğu anlamına da gelebilir.

Neden Gelişmeyen Bir Gebelik Ortaya Çıkar?

En sık neden, döllenme sırasında ortaya çıkan kromozom sayısı ya da yapısı ile ilgili sorunlardır. Bu tür sorunlar rastlantısal olarak gelişir; anne ya da babanın yaptığı bir davranışla ilişkili değildir. Hücre bölünmesi sırasında kromozomların hatalı dağılması, embriyonun gelişimini sürdürememesine yol açar. Bu durum doğanın kendi içindeki bir ayıklama süreci olarak da yorumlanır ve erken gebelik kayıplarının büyük bölümünün altında bu mekanizma yatar.

Anne yaşının ilerlemesi bu tür kromozom sorunlarının görülme sıklığını artıran etkenlerden biridir. Yumurta hücresinin bölünme sırasında hata yapma olasılığı yaşla birlikte yükselir. Bununla birlikte her yaş grubunda bu tabloyla karşılaşmak mümkündür ve genç yaşta yaşanan bir kayıp da çoğunlukla aynı mekanizmayla açıklanır.

Rahim iç zarının yapısı, hormonal denge sorunları ve bazı sistemik hastalıklar da tabloya katkı sağlayabilecek etkenler arasında sayılır. Ancak tek bir boş gebelik yaşanması durumunda ayrıntılı araştırma genellikle önerilmez; bu tablo sıklıkla tek seferlik ve rastlantısal kabul edilir. Araştırma, tekrarlayan kayıp söz konusu olduğunda gündeme gelir.

Boş Gebelikte Belirti Görülür mü?

Birçok kişide başlangıçta hiçbir farklılık hissedilmez. Gebelik testi pozitiftir, adet gecikmesi vardır ve göğüs hassasiyeti, bulantı, yorgunluk gibi olağan gebelik belirtileri görülebilir. Bunun nedeni, bebeğin eşini oluşturacak dokuların gebelik hormonu salgılamayı sürdürmesidir. Bu nedenle tablo çoğunlukla rutin bir ultrason incelemesinde fark edilir.

İlerleyen günlerde gebelik belirtilerinin belirgin biçimde azalması ya da kısa sürede kaybolması bazı kişilerde görülebilir. Bulantının aniden geçmesi, göğüslerdeki gerginliğin azalması bu değişikliklere örnektir. Bu bulgular tek başına tanı koydurucu değildir; belirtilerin şiddeti gebelikler arasında ve haftalar içinde doğal olarak da değişebilir.

Kahverengi lekelenme ya da az miktarda kanama görülebilir. Bazı kişilerde adet sancısını andıran kasık ağrısı eşlik eder. Bu tür bulgular ortaya çıktığında değerlendirme yapılması uygun olur; ancak erken gebelikte görülen her lekelenmenin bu tabloyla ilişkili olmadığı, olağan seyreden gebeliklerde de lekelenme görülebildiği unutulmamalıdır.

Tanı İçin Hangi Tetkikler Yapılır?

Değerlendirmenin merkezinde ultrason incelemesi yer alır. Erken haftalarda vajinal yolla yapılan inceleme, küçük yapıların daha net seçilmesini sağladığı için tercih edilir. Bu incelemede gebelik kesesinin ortalama çapı ölçülür, içinde yolk kesesi ve embriyo bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Kese belirli bir çapa ulaştığı halde embriyo görülmüyorsa tablo bu yönde değerlendirilir.

Tek bir inceleme çoğunlukla yeterli olmaz. Ölçümler sınır değerlere yakınsa ya da gebelik haftası konusunda belirsizlik varsa, yedi ila on gün sonra inceleme tekrarlanır. Bu aralıkta kesenin büyümesi ve embriyonun belirmesi beklenir. Beklemenin amacı, gebeliğin yalnızca hesaplanandan erken bir aşamada olma olasılığını dışlamaktır.

Kan tahlilleri de değerlendirmeye katkı sağlar. Beta hCG düzeyinin kırk sekiz saat arayla ölçülmesi, gebeliğin nasıl seyrettiği konusunda bilgi verir. Bu sonuçlar ultrason bulgularıyla birlikte yorumlanır; hiçbiri tek başına karar için yeterli sayılmaz. Sonuçların laboratuvara göre değişebileceği ve takip amacıyla yapılan ölçümlerin aynı merkezde tekrarlanmasının karşılaştırmayı kolaylaştırdığı da göz önünde bulundurulur.

Beta hCG Değeri Neyi Gösterir?

Beta hCG, gebelikte bebeğin eşini oluşturacak dokulardan salgılanan hormondur. Olağan seyreden erken gebeliklerde düzeyi belirli bir hızla yükselir ve bu artış hızı takipte kullanılan ölçütlerden biridir. Boş gebelikte değer başlangıçta yükselebilir; ancak zamanla artış hızı yavaşlar, bir plato çizer ya da düşüşe geçer.

Değerin tek bir ölçümdeki sayısal karşılığı çoğu zaman yeterli bilgi vermez. Aynı gebelik haftasında farklı kişilerde çok geniş bir aralıkta değer görülebilir. Bu nedenle önemli olan, iki ölçüm arasındaki değişimin yönü ve büyüklüğüdür. Ölçümün yapıldığı laboratuvarın kullandığı yöntem de sonucu etkileyebilir.

Beta hCG düzeyi belirli bir eşiğin üzerine çıktığında ultrasonda gebelik kesesinin görülmesi beklenir. Değer yüksek olduğu halde rahim içinde kese görülmüyorsa, bu bulgu rahim dışı yerleşimli gebelik olasılığı yönünden de değerlendirilir. Bu nedenle kan sonucu ile görüntüleme bulgusunun birlikte ele alınması önem taşır.

Boş Gebelik Nasıl Sonlandırılır?

Tanı iki ayrı ultrason ile netleştikten sonra üç ayrı yol konuşulur. Bunların ilki, hiçbir girişim yapmadan beklemektir. Boş kese çoğunlukla birkaç gün ile birkaç hafta arasında rahmin kendi kasılmalarıyla dışarı atılır; bu sırada kasıkta kramp tarzında ağrı ve adetten belirgin biçimde yoğun bir kanama görülür. Bu yolu seçen kadına kesenin atıldığının nasıl anlaşılacağı, kontrol ultrasonunun ne zaman yapılacağı ve hangi durumda beklemeyi bırakıp başvuracağı önceden anlatılır.

İkinci seçenek ilaç yardımıyla sürecin başlatılmasıdır. Bu yöntemde rahim kasılmalarını başlatan bir ilaç kullanılır ve süreç birkaç saat ile birkaç gün içinde tamamlanır. Kanamanın miktarı ve süresi izlenir; gerektiğinde kontrol ultrasonu ile rahim içinin boşaldığı doğrulanır.

Üçüncü seçenek cerrahi girişimdir. Rahim içinin vakum yardımıyla boşaltılması işlemi kısa sürer ve genellikle hafif anestezi altında yapılır. Bu yöntem, kanamanın fazla olduğu ya da beklemenin uygun görülmediği durumlarda öne çıkar. Her yöntemin kendine özgü avantajları ve olası güçlükleri bulunur; hangisinin uygulanacağı gebelik haftası, kanamanın seyri, eşlik eden sağlık durumları ve kişinin tercihi göz önünde bulundurularak belirlenir.

Sonraki Gebelikte Tekrarlama İhtimali Var mıdır?

Tek bir boş gebelik yaşanması, sonraki gebeliklerin de aynı biçimde sonuçlanacağı anlamına gelmez. Bu tablo çoğunlukla rastlantısal bir kromozom sorunundan kaynaklandığı için tekrarlama olasılığı düşüktür. Bu deneyimi yaşayan kişilerin büyük bölümünde sonraki gebelik beklenen seyirde ilerler.

Art arda iki ya da daha fazla gebelik kaybı yaşanması durumunda ise ayrıntılı bir değerlendirme gündeme gelir. Bu değerlendirmede hormon testleri, pıhtılaşma ile ilgili incelemeler, rahim yapısının görüntülenmesi ve eşlerin kromozom analizi yer alabilir. Araştırmanın kapsamı kişinin öyküsüne göre belirlenir.

Yeni gebelik için beklenmesi gereken süre konusunda tek bir kural bulunmaz. Genellikle en az bir adet döngüsünün geçmesi, hem bedenin toparlanması hem de sonraki gebeliğin haftasının doğru hesaplanabilmesi açısından yararlı görülür. Bu dönemde folik asit kullanımının sürdürülmesi önerilir. Yaşanan kaybın ruhsal etkisi de göz ardı edilmemeli; hazır hissedilen zamanın beklenmesi uygun bir yaklaşımdır.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Boş gebelik tanısı konmuş bir kadında kanamanın başlaması, çoğu zaman rahmin içindeki keseyi atmaya başladığı anlamına gelir ve beklenen bir gelişmedir. Bu süreçte izlenmesi gereken şey miktardır. Bir saat içinde bir pedin baştan sona ıslanması, avuç içi genişliğinde parçaların düşmesi ya da kanamaya göz kararması, kulak çınlaması ve ayakta duramayacak düzeyde bir halsizliğin eklenmesi, beklemeyi sürdürmek yerine aynı gün başvurulmasını gerektirir.

Ateş yükselmesi, titreme ve kötü kokulu akıntı, enfeksiyon yönünden değerlendirilmesi gereken bulgulardır. Bu belirtiler özellikle kanamanın ardından ortaya çıkarsa dikkate alınmalıdır. Karnın bir tarafında yoğunlaşan, giderek şiddetlenen ağrı da ayrıca değerlendirilir.

Tanı sürecinde önerilen kontrol ultrasonlarına zamanında gidilmesi, tablonun doğru biçimde anlaşılması açısından önemlidir. Bu dönemde yaşanan kaygı olağandır. Süreç tamamlandıktan sonra kanamanın uzaması, ağrının sürmesi ya da gebelik testinin uzun süre pozitif kalması durumlarında da yeniden değerlendirme yapılması uygun olur.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir