Myomlar, rahim kas dokusundan gelişen iyi huylu oluşumlardır ve üreme çağındaki kadınlarda sık görülür. Gebelik planlayan ya da gebe kalan kişilerde bu tanının bulunması kaygı yaratabilir. Ancak myomu olan kadınların büyük bölümü gebeliği sorunsuz tamamlar. Belirleyici olan myomun sayısı değil, boyutu ve rahim içindeki yerleşimidir. Aşağıda bu konunun ayrıntıları açıklanmıştır.
Myom Gebe Kalmayı Zorlaştırır mı?
Myomların gebe kalma üzerindeki etkisi, yerleşim yerine göre belirgin biçimde değişir. Rahim boşluğunun içine doğru büyüyen ve iç zarı bozan myomlar bu açıdan öne çıkar. Bu yerleşim, döllenmiş yumurtanın tutunacağı yüzeyi bozarak yerleşmeyi güçleştirebilir.
Rahim duvarının içinde yer alan ve boşluğu bozmayan myomlar için tablo daha az belirgindir. Boyutu büyük olanlar rahim boşluğunu şekil olarak etkileyebilir; bu durumda değerlendirme yapılır. Rahmin dış yüzeyinden dışarı doğru büyüyen myomların ise gebe kalmayı belirgin biçimde etkilemediği kabul edilir.
Myomların tüplerin ağzına baskı yaparak geçişi engellediği durumlar da bildirilmiştir. Bununla birlikte myomu bulunan kişilerde gebeliğin gecikmesi durumunda, tabloyu doğrudan myoma bağlamadan önce diğer nedenlerin de araştırılması gerekir. Rahim boşluğunun ultrason, rahim filmi ya da rahim içinin kamerayla incelenmesi yoluyla değerlendirilmesi bu ayrımı yapmayı sağlar.
Myomlar Gebelikte Büyür mü?
Myomların büyümesi östrojen ve progesteron hormonlarına duyarlıdır. Gebelikte bu hormonların düzeyi belirgin biçimde yükseldiği için büyüme beklenebilir. Ancak bu beklenti her zaman gerçekleşmez.
Yapılan izlemlerde myomların önemli bir bölümünün gebelik boyunca belirgin biçimde büyümediği, bir bölümünün ise küçüldüğü bildirilmiştir. Büyüme görülen myomlarda bu artış çoğunlukla ilk üç ayda gerçekleşir; ilerleyen haftalarda büyüme yavaşlar ya da durur.
Doğumdan sonraki aylarda hormon düzeylerinin düşmesiyle myomlar genellikle gebelik öncesi boyutlarına döner. Bu nedenle gebelikte ölçülen bir büyüme kalıcı olarak yorumlanmaz. Gebelik sırasında myomların düzenli ölçümle izlenmesi, boyut ve yerleşimdeki değişimin takibini sağlar.
Hangi Myomlar Daha Çok Sorun Yaratır?
Rahim boşluğuna uzanan myomlar, gebelik açısından en çok dikkat gerektiren gruptur. Bu yerleşim gebelik kaybı, erken doğum ve bebeğin eşinin yerleşimiyle ilgili durumlarla ilişkilendirilmiştir.
Boyut da belirleyici bir ölçüttür. Beş santimetrenin üzerindeki myomlar daha yakın izlenir. Rahim boşluğunda kapladıkları alan, bebeğin duruşunu ve rahmin gerilme kapasitesini etkileyebilir. Birden fazla ve büyük myom bulunması bu etkiyi artırır.
Bebeğin eşinin myom üzerine yerleşmesi, ayrıca değerlendirilen bir durumdur. Bu yerleşimde bebeğin eşinin erken ayrılması ve doğum sonrası kanamanın artması daha sık bildirilmiştir. Rahim ağzına yakın yerleşimli büyük myomlar ise doğum kanalını daraltarak doğum biçimini etkileyebilir. Bu nedenle myomun yerleşimi, boyutundan daha belirleyici kabul edilir.
Gebelikte Myom Ağrısı Neden Olur?
Gebelikte myomla ilişkili en sık şikâyet ağrıdır. Bunun temel nedeni, hızla büyüyen myomun kendi kan akımını aşmasıdır. Merkezindeki doku yeterli kan alamadığında yumuşayarak bozulur; bu tabloya kırmızı dejenerasyon denir.
Bu durumda ağrı, myomun bulunduğu bölgede yoğunlaşır ve elle bastırıldığında belirginleşir. Hafif ateş, bulantı ve kan tahlillerinde iltihap belirteçlerinde yükselme eşlik edebilir. Ağrı genellikle ikinci üç aylık dönemde ortaya çıkar ve birkaç gün ile birkaç hafta içinde geriler.
Tedavi çoğunlukla ağrının giderilmesine yöneliktir. Dinlenme, sıvı alımı ve gebelikte kullanımı uygun bulunan ağrı kesiciler bu dönemde kullanılır. Ağrının şiddetli olduğu durumlarda hastanede izlem gerekebilir. Bu tablo kendini sınırlayıcıdır; cerrahi girişim gerektirmez. Ancak ağrının başka nedenlerden ayırt edilmesi için değerlendirme yapılması gerekir.
Myomlar Gebelikte Nasıl İzlenir?
Gebelik boyunca myomların ultrason ile düzenli olarak ölçülmesi izlemin temelini oluşturur. Her ölçümde myomun çapı, sayısı ve rahim içindeki konumu kaydedilir. Bu kayıtların karşılaştırılması, boyuttaki değişimin ve bebeğin eşiyle olan ilişkisinin izlenmesini sağlar.
Bebeğin eşinin nereye yerleştiği ayrıca değerlendirilir. Bebeğin eşinin bir myom üzerine oturması, izlemin sıklaştırılmasını gerektirebilir. Bebeğin gelişim ölçümleri ve sıvı miktarı da bu incelemelerde birlikte değerlendirilir.
İzlem sıklığı myomun boyutuna ve yerleşimine göre belirlenir. Küçük ve rahim boşluğunu etkilemeyen myomlarda olağan takip düzeni yeterli olurken, büyük ya da çok sayıda myom bulunan gebeliklerde kontroller sıklaştırılır. Son haftalarda yapılan değerlendirme, doğum biçimi kararının verilmesinde belirleyici olur.
Myom Erken Doğum Riskini Artırır mı?
Myomu bulunan gebeliklerde erken doğumun bir miktar daha sık görüldüğü bildirilmiştir. Bu artışın nedeni, myomun rahim boşluğunda yer kaplaması ve rahmin daha erken gerilmesidir. Gerilen rahim kasılmaya daha yatkın hale gelir.
Bu ilişki myomun boyutu ve sayısıyla bağlantılıdır. Küçük ve tek bir myomun bulunması erken doğum açısından belirgin bir fark yaratmaz. Büyük ya da çok sayıda myom bulunması durumunda ise izlem sıklaştırılır.
Bu gebeliklerde rahim ağzı uzunluğunun ultrasonla ölçülmesi takibin bir parçası olabilir. Erken doğum belirtileri konusunda bilgilendirme yapılması da önerilir. Düzenli aralıklarla gelen karın sertleşmeleri, belde süregelen ağrı ve kasık bölgesinde artan baskı hissi bu açıdan bildirilmesi gereken bulgulardır.
Doğum Şekli Nasıl Belirlenir?
Myom varlığı tek başına sezaryen gerekçesi oluşturmaz. Myomu bulunan kadınların önemli bir bölümü normal doğum yapabilir. Karar, myomun yerleşimine ve doğum kanalını engelleyip engellemediğine göre verilir.
Rahmin alt bölümüne ya da rahim ağzına yakın yerleşmiş büyük myomlar, bebeğin geçişini engelleyebilir. Bu durumda sezaryen gündeme gelir. Rahmin üst bölümündeki myomlar ise doğum kanalını etkilemediği için normal doğuma engel oluşturmaz.
Myomların bebeğin duruşunu etkilediği durumlar da göz önünde bulundurulur. Rahim boşluğunda yer kaplayan myomlar bebeğin baş aşağı dönmesini güçleştirebilir; makat duruş bu gebeliklerde daha sık görülür. Doğum sonrası kanama açısından da hazırlıklı olunması gerekir; çok sayıda myom bulunan rahimlerde kasılma yeterli olmayabilir. Karar, son haftalarda yapılan ultrason değerlendirmesiyle netleştirilir.
Gebelikte Myoma Müdahale Edilir mi?
Gebelik sırasında myomun cerrahi olarak çıkarılması genel olarak önerilmez. Bu dönemde rahmin kanlanması belirgin biçimde artmıştır; girişim sırasında yoğun kanama gelişme olasılığı yüksektir. Ayrıca rahim üzerinde yapılan bir girişim, gebeliğin sürdürülmesini güçleştirebilir.
Bu nedenle yaklaşım, gebelik boyunca izlem ve şikâyetlerin giderilmesi yönündedir. Ağrı için gebelikte kullanımı uygun bulunan ilaçlar tercih edilir. Sezaryen sırasında myomun çıkarılması da genellikle uygun görülmez; kanama riski nedeniyle bu girişim ayrı bir zamana bırakılır.
Gebelik planlanmadan önce myomun çıkarılması ise bazı durumlarda gündeme gelir. Rahim boşluğunu bozan myomlar, tekrarlayan gebelik kaybı öyküsü bulunanlar ve gebeliğin uzun süredir elde edilemediği durumlar bu kapsamda değerlendirilir. Girişim sonrasında gebelik için belirli bir süre beklenmesi ve sonraki doğum biçiminin gözden geçirilmesi gerekir.
Gebelikte Myom Nasıl İzlenir?
Gebelik döneminde myomların izlenmesi ultrasonla yapılır. İlk değerlendirmede myomun yeri, boyutu ve bebeğin eşiyle ilişkisi belirlenir. Bu bilgiler, gebelik boyunca hangi noktalara dikkat edileceğinin planlanmasına yardımcı olur.
Hormonal etkiyle myomlar gebeliğin ilk yarısında bir miktar büyüyebilir; ilerleyen haftalarda ise boyutları genellikle sabit kalır. Bu değişim beklenen bir seyirdir. Ancak hızlı büyüme ya da myom içinde dolaşım bozukluğuna bağlı ağrı gelişmesi durumunda değerlendirme sıklığı artırılabilir.
Gebelikte myoma yönelik cerrahi girişim genellikle tercih edilmez; kanama riski nedeniyle işlem doğum sonrasına bırakılır. Ağrı gelişen durumlarda dinlenme ve hekim önerisiyle kullanılan ağrı kesiciler yeterli olabilir. Doğum şeklinin nasıl planlanacağı ise myomun yerine göre belirlenir.
Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?
Myomu bilinen kişilerde gebelik öğrenildiğinde bu bilginin paylaşılması gerekir. İlk ultrason incelemesinde myomların sayısı, boyutu ve yerleşimi kaydedilir; bu bilgi takibin planlanmasında kullanılır.
Karnın belirli bir bölgesinde yoğunlaşan, dinlenmeyle geçmeyen ve giderek artan ağrı durumunda değerlendirme yapılmalıdır. Ağrıya ateş ve bulantı eşlik ediyorsa başvuru geciktirilmemelidir.
Myomu bulunan bir gebelikte en sık karşılaşılan uyarıcı işaret, kitlenin üzerinde yerleşen keskin bir ağrıdır; bu tablo genellikle myomun büyüme hızına kan akımının yetişememesinden kaynaklanır ve dokunmakla belirginleşen bir hassasiyetle birlikte gider. Ateş ve bulantı eşlik edebilir. Bunun yanında taze kanama, gün içinde sıklaşan sertleşmeler ve bebeğin hareketlerinde belirgin bir azalma beklenmeden bildirilir. Doğumdan sonra kanamanın alışılandan fazla olması da rahmin kasılma güçlüğü açısından değerlendirilir.
