randevu@drelifcetindag.com
Hastalıklar

Süt Gelmesi (Prolaktin Yüksekliği) Neyin Belirtisidir?

Gebelik dışında memeden süt gelmesinin nedenleri, prolaktin hormonunun görevi, yüksekliğin adet düzenine etkisi ve tanıda kullanılan yöntemler üzerine bilgilendirme.

Gebelik ve emzirme dönemi dışında memeden süt benzeri bir sıvı gelmesi kadınlarda kaygı yaratan bir bulgudur. Bu tablo çoğunlukla süt hormonu olarak bilinen prolaktinin yüksekliğiyle ilişkilidir. Yüksekliğin nedenleri arasında geçici durumlar bulunabileceği gibi araştırılması gereken tablolar da yer alır. Aşağıda prolaktinin görevi, yüksekliğin nedenleri ve hangi incelemelerin yapıldığı genel hatlarıyla açıklanmıştır.

Prolaktin Hormonu Ne İşe Yarar?

Prolaktin, beyin tabanında yer alan hipofiz bezinden salgılanan bir hormondur. Temel görevi, doğumdan sonra süt üretimini başlatmak ve sürdürmektir. Gebelik boyunca düzeyi kademeli olarak yükselir ve meme dokusunu süt üretimine hazırlar.

Gebelik sırasında yüksek olan östrojen ve progesteron, prolaktinin süt üretme etkisini baskılar. Doğumdan sonra bu hormonların düzeyi hızla düştüğünde prolaktin etkisini gösterir ve süt üretimi başlar. Emzirme sırasında meme başının uyarılması prolaktin salgısını artırarak üretimin sürmesini sağlar.

Bu hormonun etkisi süt üretimiyle sınırlı değildir. Prolaktin, üreme hormonlarının salgılanmasını da etkiler. Yüksek düzeyleri yumurtlamayı düzenleyen sinyalleri baskılar. Bu nedenle emzirme döneminde adet kanamalarının uzun süre görülmemesi beklenen bir durumdur.

Prolaktin düzeyi gün içinde de değişkenlik gösterir. Uyku sırasında yükselir, gün içinde düşer. Fiziksel etkinlik, ruhsal zorlanma, göğüs bölgesinin uyarılması ve yemek yemek de düzeyini geçici olarak artırabilir. Bu değişkenlik ölçüm koşullarının önemini gösterir.

Gebelik Dışında Süt Gelmesi Neden Olur?

Gebelik ve emzirme dışında memeden süt gelmesi tıpta galaktore olarak adlandırılır. Bu tablo tek ya da her iki memeden görülebilir. Sıvı kendiliğinden gelebileceği gibi yalnızca sıkma sırasında da fark edilebilir.

En sık neden prolaktin düzeyinin yükselmesidir. Hormon yüksek olduğunda meme dokusu uyarılır ve süt benzeri bir salgı üretilir. Bu durumun ortaya çıkması için gebelik ya da doğum öyküsü gerekmez.

Doğum ya da emzirme sonrasında süt gelmesinin bir süre daha devam etmesi olağan kabul edilir. Emzirme kesildikten sonra bu salgının aylarca sürebilmesi beklenen bir durumdur. Bir yılı aşan tablolar ise değerlendirilir.

Bazı durumlarda prolaktin düzeyi normal bulunduğu hâlde süt gelmesi görülebilir. Bu tabloda meme dokusunun hormona duyarlılığının artmış olabileceği düşünülür. Sıvının kanlı olması ya da tek bir kanaldan gelmesi ise farklı bir durumu düşündürür ve ayrıca ele alınır.

Prolaktin Yüksekliğinin Nedenleri Nelerdir?

Hipofiz bezinde gelişen iyi huylu oluşumlar bilinen nedenlerin başında gelir. Bu oluşumlar prolaktin üreterek düzeyin yükselmesine yol açar. Çoğunlukla küçük boyutludur ve yavaş büyür. Boyutları büyüdüğünde baş ağrısı ve görme alanında değişiklik yapabilir.

Tiroid bezinin az çalışması bir diğer nedendir. Bu durumda vücut tiroid bezini uyarmak için daha çok hormon salgılar ve bu artış prolaktini de yükseltebilir. Bu nedenle prolaktin yüksekliği saptandığında tiroid işlevleri de değerlendirilir.

Böbrek yetmezliği ve karaciğer hastalıkları hormonun vücuttan uzaklaştırılmasını güçleştirerek düzeyini artırabilir. Göğüs duvarına yönelik girişimler, bu bölgedeki yaralanmalar ve uçuk gibi bazı enfeksiyonlar da sinir uyarısı yoluyla salgıyı artırabilir.

Polikistik over sendromunda da hafif yükseklikler görülebilir. Yoğun ruhsal zorlanma, uykusuzluk ve ağır egzersiz geçici artışlara yol açar. Bazı kadınlarda ise belirgin bir neden saptanamaz; bu tablo idiyopatik yükseklik olarak adlandırılır.

Kullanılan İlaçlar Prolaktini Yükseltir mi?

İlaç kullanımı prolaktin yüksekliğinin sık nedenlerindendir. Bu nedenle değerlendirmede kullanılan tüm ilaçlar ayrıntılı biçimde sorgulanır. İlaca bağlı yükseklikler genellikle orta düzeydedir.

Ruhsal sorunlarda kullanılan bazı ilaçlar bu etkiyi yaratabilir. Beyindeki dopamin adlı maddenin etkisini azaltan ilaçlar prolaktin salgısını artırır. Bunun nedeni, dopaminin normalde prolaktin salgısını baskılayan bir madde olmasıdır.

Mide şikâyetlerinde ve bulantı önlemede kullanılan bazı ilaçlar da benzer etki gösterir. Tansiyon ilaçlarının bir bölümü, ağrı kesicilerin bazıları ve hormon içeren doğum kontrol yöntemleri de düzeyi bir miktar yükseltebilir.

İlaca bağlı yükseklikte tablo genellikle ilaç kesildikten sonra düzelir. Ancak ilacın bırakılması ya da değiştirilmesi kararı, o ilacı reçete eden hekim tarafından verilir. Kendi kararıyla ilaç kesilmesi altta yatan hastalığın seyrini olumsuz etkileyebilir.

Yüksek Prolaktin Adet Düzenini Nasıl Etkiler?

Prolaktin yüksekliği yumurtlamayı düzenleyen sinyalleri baskılar. Bu nedenle yumurtlama düzensizleşir ya da tümüyle durur. Ortaya çıkan tablo döngüde belirgin değişikliklerle kendini gösterir.

En sık görülen değişiklik kanamaların seyrekleşmesidir. Döngü aralıkları uzar ve yılda görülen kanama sayısı azalır. Yüksekliğin belirgin olduğu durumlarda kanama tümüyle kesilebilir.

Bazı kadınlarda döngü düzenli seyretmeyi sürdürür, ancak yumurtlama gerçekleşmez. Bu tablo dışarıdan fark edilmeyebilir. Gebelik planı bulunan kadınlarda bu durum, gebe kalmakta zorlanmanın nedeni olarak ortaya çıkabilir.

Uzun süren prolaktin yüksekliğinde östrojen düzeyi de düşebilir. Bu durum vajinal kuruluk, ilişkide rahatsızlık hissi ve uzun dönemde kemik yoğunluğunda azalmaya yol açabilir. Bu nedenle tablonun izlenmesi önem taşır.

Prolaktin Testi Nasıl Yapılır, Hazırlık Gerekir mi?

Prolaktin ölçümü basit bir kan tetkikiyle yapılır. Ancak hormonun düzeyi pek çok etkenden kolayca etkilendiği için ölçüm koşullarına dikkat edilmesi gerekir. Uygun olmayan koşullarda yapılan ölçümler yanıltıcı sonuç verebilir.

Kan örneğinin sabah saatlerinde, dinlenmiş durumda alınması istenir. Uyandıktan sonra en az bir iki saat geçmiş olması tercih edilir. Kan alınmadan önce kısa bir süre oturarak dinlenmek de yararlı olur.

Ölçümden önceki gün yoğun egzersizden ve ilişkiden kaçınılması önerilir. Göğüs bölgesinin uyarılması ve meme muayenesi de düzeyi geçici olarak artırabilir. Bu nedenle kan örneği muayeneden önce alınır.

Tek bir yüksek sonuç tanı koydurmaz. Değerin uygun koşullarda tekrarlanması istenir. Yükseklik doğrulandığında tiroid hormonları ve gebelik testi de değerlendirilir. Belirgin yüksekliklerde hipofiz bezine yönelik görüntüleme gündeme gelir. Sonuçların laboratuvara göre değişebileceği göz önünde bulundurulur.

Hangi Durumlarda Beyin Görüntülemesi İstenebilir?

Prolaktin düzeyi belirgin biçimde yüksek bulunduğunda hipofiz bezine yönelik görüntüleme istenebilir. Bu inceleme genellikle manyetik rezonans yöntemiyle yapılır. Amaç, bezde hormon üreten bir oluşum bulunup bulunmadığını değerlendirmektir.

Görüntüleme her yükseklikte istenmez. İlaç kullanımı ya da tiroid yetersizliği gibi açıklanabilir bir neden varsa öncelikle bu durum ele alınır. Neden ortadan kalktıktan sonra düzey normale dönerse görüntüleme gerekmeyebilir.

Bazı bulgular görüntülemeyi öncelikli kılar. Süregelen baş ağrısı, görme alanında daralma ve çift görme bu bulguların başında gelir. Bu şikâyetler oluşumun çevre dokulara bası yapabileceğini düşündürür.

Görüntülemede saptanan oluşumlar çoğunlukla küçük ve iyi huyludur. Bu durumda belirli aralıklarla izlem yapılması gündeme gelebilir. İzlenecek yol, oluşumun boyutuna, hormon düzeyine ve kişinin şikâyetlerine göre hekim tarafından belirlenir.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Meme başından süt görünümünde bir sıvının gelmesi, gebelik ve emzirme dönemlerinin dışında beklenen bir olay değildir; bu nedenle kendi başına inceleme başlatan bir bulgu sayılır. Sıvının yalnızca sıkıldığında gelmesi, damla düzeyinde kalması ya da tek memede görülmesi bu gerekliliği ortadan kaldırmaz. Görüşmede sıvının rengi, kaç memeden geldiği, kendiliğinden mi yoksa uyarıyla mı çıktığı ve ne zamandır sürdüğü kaydedilir.

Süt gelmesine adet düzensizliğinin eşlik etmesi önemli bir bulgudur. Kanamaların seyrekleşmesi ya da kesilmesi bu kapsamdadır. Bu iki bulgunun bir arada bulunması prolaktin yüksekliğini güçlü biçimde düşündürür.

Baş ağrısı ve görme alanında değişiklik erken başvuru gerektiren bulgulardır. Görüş alanının kenarlarında daralma fark edilmesi ayrıca dikkate alınır. Bu şikâyetler hipofiz bezini ilgilendiren bir durumu düşündürebilir.

Memeden gelen sıvının kanlı olması, tek bir kanaldan gelmesi ya da memede ele gelen bir kitleyle birlikte bulunması farklı bir tabloyu gösterir ve ayrıca değerlendirilir. Gebe kalmakta zorlanan kadınlarda da bu bulgu araştırılır. Değerlendirme öykü, muayene ve gerekli görülen tetkiklerle birlikte yapılır.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir