randevu@drelifcetindag.com
Gebelik ve Doğum

Suyun Erken Gelmesi Durumunda Ne Yapılmalı?

Suyun geldiğinin nasıl anlaşıldığı, idrar kaçırmadan ayrımı, erken gelmenin nedenleri, hastanede yapılan değerlendirmeler ve haftaya göre yaklaşım üzerine bilgilendirme.

Bebeği çevreleyen zarların doğum eylemi başlamadan önce açılması, halk arasında suyun erken gelmesi olarak bilinir. Bu durum gebeliğin son haftalarında görülebileceği gibi, daha erken haftalarda da ortaya çıkabilir. İzlenecek yol büyük ölçüde gebelik haftasına bağlıdır. Aşağıda bu durumun nasıl fark edildiği, hangi değerlendirmelerin yapıldığı ve haftaya göre yaklaşımın nasıl değiştiği açıklanmıştır.

Suyun Geldiği Nasıl Anlaşılır?

En tipik tanım, ani bir boşalma hissiyle birlikte vajinadan sıvı gelmesidir. Bu boşalma bacaklardan aşağı akacak kadar belirgin olabilir. Sıvı berrak ya da açık sarı renktedir ve idrardan farklı olarak kendine özgü bir kokusu bulunur.

Tablo her zaman bu denli açık seyretmez. Yırtık küçükse gelen miktar birkaç damlayla sınırlı kalır ve gün içinde aralıklarla yinelenir. Böyle bir durumda çoğu kişi yalnızca hafif bir ıslaklık hissederek bunu artan akıntıya ya da öksürükle gelen bir kaçağa bağlar; ayrımı yapmak için renk, koku ve sürekliliğin gözlenmesi yardımcı olur.

Ayırt edici bir özellik, akışın süreklilik göstermesidir. Ped değiştirildikten sonra yeniden ıslanma oluyorsa ve bu durum saatler boyunca sürüyorsa değerlendirme gerekir. Yatarken sıvının birikip ayağa kalkıldığında boşalması da bu tabloyu düşündüren bir gözlemdir.

İdrar Kaçırmadan Nasıl Ayırt Edilir?

Gebeliğin son aylarında büyüyen rahmin mesaneye baskı yapması nedeniyle idrar kaçırma sık görülür. Öksürme, hapşırma ya da gülme sırasında az miktarda idrar kaçırılması olağandır. Bu benzerlik, ayrımı güçleştirir.

Birkaç gözlem yardımcı olabilir. İdrarın kendine özgü kokusu bulunur ve rengi genellikle daha sarıdır. Amniyon sıvısı ise berraktır ve idrar kokusu taşımaz. İdrar kaçırma belirli bir hareketle tetiklenirken, sıvı gelmesi kendiliğinden ve süreklilik göstererek olur.

Pratik bir yöntem, temiz bir pedin takılıp yarım saat ile bir saat sonra kontrol edilmesidir. Pedin ıslanmayı sürdürmesi değerlendirme gerektirir. Yine de bu ayrımın kişi tarafından kesin biçimde yapılması güçtür. Kararsız kalındığında başvurulması uygun olur; hastanede yapılan basit incelemelerle ayrım güvenilir biçimde yapılabilir.

Su Neden Erken Gelir?

Nedenlerin başında enfeksiyonlar gelir. Vajinal enfeksiyonlar ve idrar yolu enfeksiyonları, zarların yapısını zayıflatarak açılmalarına yol açabilir. Bu nedenle erken haftalarda ortaya çıkan durumlarda enfeksiyon araştırması yapılır.

Rahmin aşırı gerilmesi ikinci bir etkendir. Çoğul gebelikler ve sıvı fazlalığı bu kapsamda değerlendirilir. Zarlar üzerindeki basıncın artması, açılmayı kolaylaştırır. Rahim ağzı kısalığı da bu tabloyla ilişkilendirilen bir durumdur.

Daha önce erken su gelmesi yaşamış olmak, tekrarlama olasılığını artırır. Sigara kullanımı, gebelikte görülen kanamalar, karına alınan darbe ve bazı girişimler diğer etkenler arasında sayılır. Bununla birlikte pek çok durumda belirgin bir neden saptanamaz; bu, kişinin yaptığı bir şeyle ilgili olmadığını gösterir.

Hastanede Hangi Değerlendirmeler Yapılır?

İlk adım, sıvının gerçekten amniyon sıvısı olup olmadığının belirlenmesidir. Steril bir spekulum ile yapılan muayenede, rahim ağzından sıvı geldiğinin görülmesi ya da vajinada sıvı birikmiş olması tanı koydurucudur. Elle vajinal muayeneden bu aşamada kaçınılır; bu muayene enfeksiyon olasılığını artırır.

Şüphe sürdüğünde ek testler kullanılır. Vajinal salgının asitlik derecesinin ölçülmesi ve salgının mikroskopta incelenmesi bunlar arasındadır. Amniyon sıvısına özgü belirteçleri araştıran hazır testler de yaygın biçimde kullanılır ve güvenilir sonuç verir.

Tanı doğrulandığında ultrason ile sıvı miktarı ölçülür, bebeğin ölçümleri ve duruşu değerlendirilir. Bebeğin kalp atış hızı kaydedilir ve kasılmalar izlenir. Annede ateş ölçümü yapılır; tam kan sayımı ve iltihap belirteçleri istenir. Vajinal kültür ve idrar tahlili de enfeksiyon değerlendirmesinin parçasıdır.

Enfeksiyon Riski Nasıl İzlenir?

Zarlar açıldıktan sonra rahim içi ile dış ortam arasındaki koruyucu engel ortadan kalkar. Bu nedenle enfeksiyon gelişme olasılığı zamanla artar. İzlemin en önemli amacı, bu tablonun erken fark edilmesidir.

İzlemde annenin ateşi düzenli aralıklarla ölçülür. Nabzın hızlanması, rahimde hassasiyet gelişmesi ve akıntının kötü kokulu hale gelmesi uyarıcı bulgulardır. Bebeğin kalp atış hızının beklenenden yüksek seyretmesi de bu tabloyu düşündürür.

Kan tahlilleri belirli aralıklarla yinelenir; beyaz küre sayısı ve iltihap belirteçleri izlenir. Bu izlem sürerken enfeksiyon olasılığını azaltmak amacıyla antibiyotik tedavisi uygulanır. Bu tedavinin ayrıca gebeliğin uzamasına katkı sağladığı bildirilmiştir. Enfeksiyon bulguları geliştiğinde ise gebelik haftasından bağımsız olarak doğum planlanır.

Bekleme Sürecinde Neler İzlenir?

Zarların erken açıldığı ve beklemenin tercih edildiği gebeliklerde izlem genellikle hastanede sürdürülür. Bu izlemde annenin ateşi, nabzı ve varsa kasılmaları düzenli aralıklarla değerlendirilir. Akıntının rengi ve kokusu da gözlenir; bu bilgiler enfeksiyon gelişimi açısından yol gösterici olur.

Bebeğin durumu, kalp atış hızının kaydedilmesiyle izlenir. Bu kayıt genellikle günde bir ya da iki kez alınır. Ultrason ile sıvı miktarı ölçülür ve bebeğin ölçümleri belirli aralıklarla yinelenir. Sıvı miktarının çok azalması, izlem planının gözden geçirilmesini gerektirebilir.

Kan tahlilleri de düzenli olarak yinelenir. Beyaz küre sayısı ve iltihap belirteçlerindeki yükselme, enfeksiyonun erken bulgusu olabilir. Bu izlem sürerken antibiyotik tedavisi uygulanır ve gebelik haftasına göre akciğer olgunlaşmasını destekleyen tedavi tamamlanır. İzlem süresince doğum kararı, elde edilen bulgulara göre her gün yeniden değerlendirilir.

Haftaya Göre Yaklaşım Nasıl Değişir?

Otuz yedinci hafta ve sonrasında zarlar açıldığında, doğumun gerçekleşmesi beklenir. Doğum eylemi çoğu kişide kendiliğinden başlar; başlamazsa uygun bir süre sonra başlatılır. Bu haftalarda bebeğin gelişimi tamamlandığı için beklemenin sağlayacağı ek bir yarar bulunmaz.

Otuz dördüncü ile otuz altıncı haftalar arasında yaklaşım değerlendirilerek belirlenir. Bu aralıkta hem doğumun planlanması hem de kısa süreli bekleme seçenekleri ele alınır. Karar, enfeksiyon bulgularının bulunup bulunmadığına ve bebeğin durumuna göre verilir.

Otuz dördüncü haftadan önce ise, enfeksiyon ya da bebeğin durumunda bozulma yoksa beklemek tercih edilir. Bu bekleme, bebeğin olgunlaşmasını sürdürmesini sağlar. Bu süreçte akciğer olgunlaşmasını destekleyen tedavi uygulanır, antibiyotik başlanır ve hastanede yakın izlem yapılır. Otuz ikinci haftadan önce sinir sistemini koruyucu tedavi de gündeme gelir.

Bu Durumda Evde Ne Yapılmamalı?

Su geldiği düşünüldüğünde evde beklenmemelidir. Şikâyet hafif görünse bile değerlendirme yapılması gerekir; enfeksiyon açısından geçen süre önem taşır.

Vajina içine hiçbir şey yerleştirilmemelidir. Tampon kullanılmamalı, vajina içi yıkanmamalı ve cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır. Bu uygulamalar enfeksiyon olasılığını belirgin biçimde artırır. Küvette yıkanmak yerine duş alınması önerilir.

Temizlik yapılırken önden arkaya doğru silinmesi, dışkı kaynaklı bakterilerin bölgeye ulaşmasını azaltır. Ped kullanılması, sıvının miktarının ve renginin gözlenmesini sağlar. Sıvının rengi ve kokusu, başvuru sırasında paylaşılması gereken bilgilerdendir. Kendi kararıyla ilaç kullanılmamalıdır. Ateş ölçülüp kaydedilmesi de yararlı olur.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Vajinadan sulu bir gelme fark edildiğinde, miktarı az olsa bile aynı gün başvurulmalıdır. Bu durum gebelik haftasından bağımsız olarak değerlendirme gerektirir.

Sıvının yeşilimsi ya da kahverengi renkte olması gecikmeden bildirilmelidir; bu renk değişimi bebeğin ilk dışkısının sıvıya karıştığını gösterebilir. Kötü kokulu bir sıvı gelmesi de enfeksiyon yönünden değerlendirilir.

Ateş yükselmesi, titreme, karında hassasiyet ve nabzın hızlanması beklenmeden başvuru gerektiren bulgulardır. Bebek hareketlerinde azalma, kanama, düzenli aralıklarla gelen karın sertleşmeleri ve şiddetli karın ağrısı da bildirilmelidir. Su geldikten sonra izleme alınan gebeliklerde, belirlenen kontrol düzenine uyulması ve uyarıcı bulguların bilinmesi izlemin etkinliğini belirler.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir