randevu@drelifcetindag.com
Hastalıklar

Vajinada Ağırlık Hissi Neyin Belirtisidir?

Vajinada ağırlık hissinin nasıl tarif edildiği, sarkmanın bu hisse nasıl yol açtığı, gün içindeki değişimi ve muayenede nelerin değerlendirildiği üzerine bilgilendirme.

Vajinada ağırlık hissi, kadınların pelvik taban sorunları nedeniyle başvururken dile getirdiği en sık yakınmalardan biridir. Bu his çoğu zaman pelvik organ sarkmasının ilk ve tek belirtisidir. Şikâyet genellikle sinsi başlar ve yavaş yavaş belirginleşir; bu nedenle kişi durumu uzun süre önemsemeyebilir. Aşağıda bu hissin nasıl tarif edildiği, nedenleri, gün içindeki seyri ve değerlendirme süreci açıklanmıştır.

Vajinada Ağırlık Hissi Nasıl Tarif Edilir?

Bu hissin tarifi kişiden kişiye belirgin farklılık gösterir. Ortak nokta, vajina bölgesinde alışılmadık bir dolgunluk ya da aşağı doğru bir çekilme duygusudur.

Kadınların bir bölümü vajina içinde bir şişkinlik bulunduğunu belirtir. Bazıları bir şeyin aşağı doğru indiği ya da düşeceği duygusundan söz eder. Bir başka yaygın tarif, oturulduğunda bir top üzerinde oturuluyormuş hissidir.

Bazı kadınlar bu duyguyu ağırlıktan çok baskı ya da gerginlik olarak anlatır. Kasık bölgesinde ve belde künt bir ağrı biçiminde tarif edenler de bulunur. Bu çeşitlilik, hissin kişisel algıya bağlı olmasından kaynaklanır.

Tarif ne olursa olsun, hissin ortak bir özelliği vardır: gün içinde şiddeti değişir. Sabah hafif olan duygu, gün ilerledikçe belirginleşir. Bu değişkenlik, tanı açısından yol gösterici bir bulgudur ve şikâyeti diğer nedenlerden ayırmaya yardımcı olur.

Sarkma Bu Hisse Nasıl Yol Açar?

Ağırlık hissi, sarkmanın ilk fark edilen belirtisi olabilir. İdrar ya da bağırsak şikâyetleri henüz ortaya çıkmamışken bile bu duygu bulunabilir. Bu nedenle hissin dile getirilmesi, tablonun erken dönemde saptanmasına olanak tanır.

Bu duygunun ardındaki en yaygın açıklama, leğen boşluğundaki organların yerinde duramamasıdır. İdrar torbası, rahim ya da kalın bağırsağın son kesimi vajina kanalına doğru inerek aşağıya doğru bir çekilme duygusu yaratır.

Organları kendi konumunda tutan destek yapısı, kas ve bağ dokusundan oluşur. Bu yapı zayıfladığında organlar aşağı doğru inmeye başlar. İnen organ, vajina duvarını iterek bir kabarıklık oluşturur.

Ağırlık hissi iki kaynaktan doğar. Birincisi, vajina içindeki bu kabarıklığın doğrudan yarattığı dolgunluk duygusudur. İkincisi ise gerilen destek bağlarının uyarılmasıdır; bu bağlar üzerindeki çekilme, aşağı doğru bir ağırlık olarak algılanır.

Hangi organın sarktığı, eşlik eden şikâyetleri belirler. Mesane sarkmasında idrar şikâyetleri, bağırsak sarkmasında dışkılama güçlüğü öne çıkar. Ağırlık hissi ise her üç türde de ortaktır; bu nedenle tek başına hangi organın sarktığını göstermez.

His Gün İçinde Neden Artar?

Şikâyetin gün içindeki seyri, sarkmaya bağlı ağırlık hissinin en tanımlayıcı özelliğidir. Bu örüntü, yerçekiminin etkisiyle açıklanır.

Gece uzanıldığında karın içindeki organların ağırlığı pelvik taban üzerine binmez. Bu sırada gerilmiş dokular bir ölçüde toparlanır ve sarkma geriler. Bu nedenle sabah uyanıldığında şikâyet en az düzeydedir; bazı kadınlar sabahları hiç his tarif etmez.

Kişi ayağa kalktığında yerçekimi yeniden devreye girer. Organların ağırlığı zayıflamış destek yapısı üzerine biner ve dokular kademeli olarak gerilmeye başlar. Ayakta geçirilen süre uzadıkça bu gerilme artar ve sarkma belirginleşir.

Bu nedenle şikâyet akşam saatlerinde en yoğun düzeye ulaşır. Uzun süre ayakta durmak, çok yürümek, ağır yük kaldırmak ve fiziksel güç gerektiren işler hissi artırır. Dinlenmekle ve uzanmakla azalması, sarkmayı düşündüren önemli bir bulgudur; şikâyetin dinlenmeyle gerilememesi farklı nedenlerin araştırılmasını gerektirir.

Ayakta Durma ve Yük Kaldırma Etkili midir?

Bu iki durum, ağırlık hissini artıran etkenlerin başında gelir. Her ikisi de pelvik taban üzerindeki yükü doğrudan yükseltir.

Uzun süre ayakta durmak, sürekli bir yerçekimi yükü anlamına gelir. Ayakta çalışan kadınlarda şikâyetler genellikle iş günü boyunca kademeli olarak artar. Hareketsiz biçimde ayakta durmak, yürümeye göre daha zorlayıcı olabilir; çünkü yürürken kas etkinliği bir miktar destek sağlar.

Ağır yük kaldırmak ise ani bir basınç artışı yaratır. Kaldırma sırasında nefes tutulur ve karın kasları güçlü biçimde kasılır; bu, karın içi basıncı hızla yükseltir. Basıncın büyük bölümü aşağı doğru aktarılır ve sarkmayı belirginleştirir.

Bu bilgi pratik bir değer taşır. Yükün gövdeye yakın tutulması, kaldırma sırasında nefes verilmesi ve dizlerin bükülerek kalkılması basınç artışını sınırlayabilir. Öksürük atakları ve dışkılama sırasındaki ıkınma da benzer biçimde hissi artırır; bu nedenle kabızlığın giderilmesi ve öksürüğün değerlendirilmesi önem taşır.

Bu Hisse Hangi Şikâyetler Eşlik Eder?

Eşlik eden şikâyetlerin sorgulanması, değerlendirmenin ayrılmaz bir parçasıdır. Kişi çoğu zaman yalnızca en rahatsız edici bulduğu yakınmayı dile getirir; diğerleri sorulmadıkça gündeme gelmez. Bu nedenle idrar ve bağırsak işlevleri ayrı ayrı ele alınır.

Ağırlık hissi çoğu zaman tek başına bulunmaz. Eşlik eden şikâyetler, hangi organın sarktığına ve tablonun ağırlığına ilişkin bilgi verir.

Ağırlık duygusuna eşlik eden bulgular, hangi organın yer değiştirdiği konusunda fikir verir. Öksürükle sızma, gün içinde sık tuvalete gitme ve tuvaletten kalkarken rahatlamama duygusu mesane tarafını işaret eder; akımın incelmesi ve boşaltmayı tamamlayabilmek için ön duvara elle destek verme gereği bu tarafın daha ileri düzeyde etkilendiğini düşündürür. Dışkılamada zorlanma ve arka duvara bastırma gereği ise bağırsak tarafına yönlendirir. Bel ve kasıkta ayakta artan künt bir çekilme de bu tabloya eklenebilir.

Bağırsak şikâyetleri ikinci grubu oluşturur. Dışkılamada zorlanma, tam boşalamama hissi ve boşaltmak için vajina arka duvarına elle bastırma gereği duyulması bağırsak sarkmasını düşündüren bulgulardır.

Bel ve kasık bölgesinde künt ağrı, oturma sırasında rahatsızlık ve ilişki sırasında zorluk da bildirilebilir. İleri durumlarda vajina girişinde elle hissedilen bir kabarıklık fark edilir; bu doku dışarı çıktığında tahriş, yüzeysel yara ve kanama görülebilir.

Muayenede Neler Değerlendirilir?

İlk basamak, ağırlık duygusunun ayrıntılarıyla anlatılmasıdır. Ne zamandır sürdüğü, sabahtan akşama nasıl bir seyir izlediği, hangi işlerden sonra ağırlaştığı, hangi konumda hafiflediği ve gündelik işleri ne kadar aksattığı konuşulur. Ardından kaç doğum yapıldığı ve bunların nasıl gerçekleştiği, adetin kesilip kesilmediği, bağırsak alışkanlıkları, uzun süren bir öksürük bulunup bulunmadığı ve daha önce geçirilmiş ameliyatlar ele alınır.

Ağırlık hissiyle başvuran kişide muayenenin amacı, bu duygunun kaynağının hangi bölgede olduğunu saptamaktır; çünkü aynı yakınma üç ayrı yapıdan doğabilir. Bu nedenle vajinanın ön bölümü, arka bölümü ve tepe noktası birbirinden bağımsız olarak ele alınır ve her biri için ayrı bir ölçüm kaydedilir. Kişiden ıkınması istenir; sarkmanın gerçek derecesi ancak basınç yükseldiğinde görünür hâle geldiğinden dinlenme hâlindeki muayene tabloyu hafif gösterebilir.

Kişiden ıkınması istenir; ıkınma sırasında karın içi basınç artar ve sarkma gerçek boyutuna ulaşır. Sarkmanın derecesi evreleme sistemleriyle belirlenir. Muayene genellikle yatar konumda yapılır, ancak bulgular şikâyetlerle uyuşmadığında ayakta değerlendirme yapılabilir.

Aynı muayenede pelvik taban kas gücü ölçülür. Öksürme sırasında sızma olup olmadığına bakılır ve sarkma geri itilerek gizlenmiş kaçırma araştırılır. Menopoz sonrası dönemdeki kadınlarda doku durumu incelenir. Gerekli görüldüğünde idrar tahlili ve ultrason ile mesanede kalan idrar ölçümü istenebilir.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Vajinada ağırlık ya da dolgunluk hissinin süreklilik kazanması, değerlendirme için yeterli bir gerekçedir. Hissin gün içinde artıp uzanmakla azalması sarkma olasılığını düşündürür ve inceleme gerektirir.

Ağırlık duygusunun haftalar içinde belirginleşmesi, daha önce yalnızca akşamları hissedilirken gün boyuna yayılması ya da uzanmakla artık gerilememesi başvuru için yeterli bir gerekçedir. Girişte elle fark edilen bir yapının varlığı da bu kapsamdadır. Duygunun ayakta çalışmayı, yürüyüşü ya da spor yapmayı kısıtlamaya başlaması ayrıca ele alınır. İdrar ve dışkılama tarafında beliren bulgular ise değerlendirmenin kapsamını genişleten başlıklardır.

Ağırlık duygusuna, girişte dışarıda duran bir doku eşlik etmeye başlamışsa değerlendirme ertelenmemelidir. Aynı şekilde bu bölgede sürtünmeye bağlı kızarıklık, yüzeyi açılmış bir alan ya da iç çamaşırına yansıyan kanama gecikmeye uygun değildir. Doku elle yerine gönderilemiyorsa da bekleme uygun olmaz.

Bazı bulgular planlanan kontrolü beklemeden ele alınmayı gerektirir. İdrarın hiç yapılamaması ya da yapmak için belirgin biçimde zorlanmak bunların başında gelir. Girişten dışarı çıkan bir yapının geri itilememesi, üzerinde yara oluşması ya da kanama görülmesi de bu kapsamdadır. Yan bölgeye oturan ağrı, ateş ve idrarda kan görülmesi böbreklerin etkilenmiş olabileceğini düşündürür. Menopoz sonrasında beliren herhangi bir kanama ise miktarı ne olursa olsun ayrıca değerlendirilir.

Değerlendirme sonrasında hafif derecedeki sarkmalarda genellikle izlem tercih edilir. Bu süreçte kabızlığın giderilmesi, kilo dengesinin korunması ve ağır yük kaldırmaktan kaçınılması önem taşır. Pelvik taban kaslarına yönelik düzenli çalışmalar da erken evrelerde yararlı bulunmuştur. Şikâyetlerin günlük yaşamı belirgin biçimde etkilediği durumlarda ise başka seçenekler gündeme gelir.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir