randevu@drelifcetindag.com
Hastalıklar

Yumurtalık Burulması (Torsiyon) Nedir?

Yumurtalık burulmasının nasıl geliştiği, zemin hazırlayan durumlar, ağrının özellikleri, eşlik eden bulgular ve tanı yöntemleri üzerine bilgilendirme.

Karın alt bölümünde aniden başlayan şiddetli ağrının nedenleri arasında, yumurtalığın kendi bağlantıları üzerinde dönmesiyle ortaya çıkan bir tablo bulunur. Bu durum tıp dilinde over torsiyonu olarak adlandırılır. Görece seyrek karşılaşılan ancak zamanında tanınması gereken bir başlıktır. Aşağıda bu tablonun nasıl geliştiği, hangi bulgularla kendini gösterdiği ve nasıl araştırıldığı anlatılmaktadır.

Yumurtalık Burulması Nasıl Gerçekleşir?

Yumurtalık, karın boşluğu içinde iki bağ yapısıyla asılı durumdadır. Bu bağlardan biri onu rahme bağlar, diğeri ise pelvis duvarına tutturur. Yumurtalığı besleyen damarlar bu ikinci bağın içinden geçer. Yapı bu haliyle belirli bir hareket serbestliğine sahiptir.

Burulma, yumurtalığın bu bağlar boyunca kendi ekseni etrafında dönmesiyle ortaya çıkar. Dönme sırasında bağın içinden geçen damarlar da bükülür. İlk etkilenen, duvarı daha ince olan ve içindeki basınç daha düşük olan toplardamarlardır.

Toplardamar akımının engellenmesiyle yumurtalıktan çıkış yapamayan kan dokuda birikir. Bu birikim organın şişmesine ve ağırlaşmasına yol açar. Artan ağırlık dönmeyi daha da kolaylaştırdığı için süreç kendini besleyen bir döngüye girebilir.

Şişme ilerledikçe dokunun içindeki basınç artar ve bu kez atardamar akımı da güçleşir. Bu aşamada yumurtalığa taze kan ulaşımı azalır. Dönme her zaman tam bir tur olmayabilir; kısmi dönmeler de görülebilir ve bunlar kendiliğinden açılıp tekrarlayabilir.

Hangi Durumlar Burulmayı Kolaylaştırır?

En sık zemin hazırlayan durum, yumurtalıkta boyutu artmış bir oluşumun bulunmasıdır. Ağırlaşan ve büyüyen bir organ, kendi bağları üzerinde dönmeye daha yatkın hale gelir. Bu nedenle burulma olgularının önemli bir bölümünde altta yatan bir kist saptanır.

Belirli türlerin bu açıdan daha yatkın olduğu bilinir. İçinde yoğun ve ağır bir içerik barındıran yapılar bu grupta öne çıkar. Buna karşılık rahim iç tabakası kaynaklı oluşumlarda çevre dokularla yapışıklık geliştiği için hareket kısıtlanır ve burulma daha seyrek görülür.

Yumurtalık uyarımı yapılan süreçlerde yumurtalıkların büyümesi de zemin hazırlayan bir durumdur. Gebelik döneminde rahmin büyümesiyle yumurtalıkların konumunun değişmesi ve gebeliğin ilk aylarında yumurtalıklarda geçici oluşumların bulunması da bu kapsamda değerlendirilir.

Bağ yapılarının doğuştan uzun olması, çocukluk ve ergenlik döneminde tabloyu kolaylaştırabilir. Ayrıca ani ve şiddetli beden hareketleri, zıplama ve gövdenin hızlı dönmesi tetikleyici olarak bildirilmiştir. Bununla birlikte olguların bir bölümünde belirgin bir zemin ya da tetikleyici bulunmaz.

Yumurtalık Burulması (Torsiyon) Belirtileri Nelerdir?

Tablonun en belirgin özelliği ani başlangıçtır. Kadınların çoğu ağrının başladığı anı ve o sırada ne yapmakta olduğunu tarif edebilir. Bu ani başlangıç, yavaş yerleşen karın ağrılarından ayırt edici bir bulgudur.

Ağrıya bulantı ve kusma çoğunlukla eşlik eder. Bu bulgular bazen ağrıdan kısa süre sonra ortaya çıkar ve tablonun sindirim sistemine ait sanılmasına yol açabilir. Bu karışıklık tanının gecikmesindeki nedenlerden biridir.

Muayenede karın alt bölümünün bir yanında hassasiyet saptanır. Dokunmakla ağrının belirginleşmesi ve kadının bu bölgeyi korumaya çalışması gözlenir. Bazı kadınlarda o bölgede ele gelen bir dolgunluk hissedilebilir.

Ateş her zaman bulunmaz; bulunduğunda genellikle hafif düzeydedir ve tablonun ilerlemiş olabileceğini düşündürür. Kalp atışlarının hızlanması, huzursuzluk ve rahat bir pozisyon bulamama da tabloya eşlik edebilen bulgulardır.

Ağrı Nasıl Bir Özellik Gösterir?

Ağrı çoğunlukla tek taraflıdır ve karnın alt bölümünde, kasık hizasında yoğunlaşır. Şiddeti başlangıçtan itibaren belirgindir; kademeli olarak artan bir ağrıdan çok, aniden yerleşen bir ağrı olarak tarif edilir.

Yayılım özelliği bulunabilir. Ağrının aynı taraftaki bele, kasığa ya da uyluğun iç yüzüne doğru uzandığı bildirilir. Bu yayılım, aynı bölgeyi ilgilendiren başka tablolarla karışmasına yol açabilir.

Dalgalı bir seyir izlemesi tipik bir özelliktir. Kısmi dönmelerde bağ zaman zaman gevşeyebilir; bu anlarda ağrı belirgin biçimde azalır ya da tümüyle geçer. Bir süre sonra dönme yinelenirse ağrı geri döner.

Bu dalgalı seyrin bilinmesi önemlidir çünkü ağrının geçmesi tablonun düzeldiği anlamına gelmeyebilir. Aralıklı olarak yinelenen ani ve şiddetli ağrı atakları, tekrarlayan burulma olasılığını düşündüren bir öyküdür ve bu bilginin hekimle paylaşılması gerekir.

Bulantı ve Kusma Neden Eşlik Eder?

Karın içindeki organları saran zar, sinir uçları bakımından zengin bir yapıdır. Bu zarın gerilmesi ya da uyarılması, sindirim sistemine ait tepkileri harekete geçirebilir. Bu nedenle karın içi kaynaklı ağrılara bulantı ve kusma sık eşlik eder.

Burulma sırasında şişen ve ağırlaşan yumurtalık, çevresindeki zarı gerer. Bu gerilim otonom sinir sistemi üzerinden bir yanıt oluşturur. Bulantı bu yanıtın bir parçasıdır ve ağrının şiddetiyle orantılı olabilir.

Ağrının kendisi de bu tepkiye katkı sağlar. Şiddetli ağrı, doğrudan bulantı oluşturabilen bir uyarandır. Bu iki mekanizma bir arada işlediğinde tablo belirginleşir.

Bu bulguların varlığı tanıyı güçleştirebilir. Karın ağrısıyla birlikte bulantı ve kusma bulunması, sindirim sistemine ait bir sorun izlenimi yaratabilir. Bu nedenle üreme çağındaki bir kadında bu tabloyla karşılaşıldığında yumurtalık kaynaklı nedenlerin de değerlendirilmesi gerekir.

Tanı Hangi Yöntemlerle Konulur?

Bu tablonun tanınmasında en çok bilgi veren nokta, ağrının başlangıç biçimidir. Kadınlardan ağrının hangi anda ve ne yaparken başladığını, kaç dakika içinde en şiddetli hâline ulaştığını anlatmaları istenir; saatler içinde yavaşça yerleşen bir ağrı ile saniyeler içinde tepeye çıkan bir ağrı farklı yönleri işaret eder. Daha önce kendiliğinden geçen benzer atakların yaşanmış olması, yumurtalığı uyaran bir tedavi görülmüş olması ve bilinen bir kist varlığı ayrıca kaydedilir.

İlk başvurulan görüntüleme yöntemi ultrasondur ve incelemenin dayandığı nokta iki tarafın karşılaştırılmasıdır. Ödem nedeniyle hacmi artan yumurtalığın karşı taraftakine göre belirgin biçimde büyük görünmesi kaydedilen ilk bulgudur. Dokunun şişmesiyle olgunlaşmakta olan keseciklerin organın dış kenarına doğru sıralanması da tanımlanmış bir görünümdür. Dönmeye zemin hazırlayabilecek bir kistin bulunup bulunmadığı ve çevrede toplanmış serbest sıvı olup olmadığı incelemede ayrıca değerlendirilir.

Kan akımının değerlendirilmesinde beklenenden farklı bir durum söz konusudur. Sap döndüğünde ilk sıkışan yapılar duvarı ince olan toplardamarlardır; daha kalın duvarlı atardamar akımı bir süre daha sürebilir. Bu nedenle incelemede akım görülmesi, dönmenin gerçekleşmediği anlamına gelmez. Kısmen çözülen dönmelerde akımın gelip gitmesi de bildirilmiştir. Bulgunun bu değişkenliği nedeniyle karar tek bir ölçüme değil, ağrının seyri ve diğer görüntüleme bulgularıyla birlikte kurulan tabloya dayandırılır.

Laboratuvarda bu tabloya özgü bir gösterge tanımlanmamıştır; istenen tetkikler benzer ağrı yapan durumları elemeye yarar. Gebelik hormonuna bakılması rahim dışı gebeliğin dışlanmasını sağlar, idrar incelemesi böbrek taşı ve idrar yolu enfeksiyonu açısından değerlendirilir. İltihap göstergelerinin yükselmesi ise sürecin ilerlemiş olabileceğini düşündürebilir, buna karşılık ilk saatlerde beklenen aralıkta kalması olağandır. Bulguların bir arada yorumlanmasıyla karar verilir ve kesin ayrım karın içinin görülmesiyle yapılır.

Neden Zaman Kaybetmeden Değerlendirilmelidir?

Dokuya kan ulaşımının kısıtlanması, o dokunun canlılığını zamanla etkiler. Yumurtalık bu açıdan diğer organlara göre bir miktar daha dayanıklı kabul edilse de, sürenin uzaması dokunun geri kazanılabilme olasılığını azaltır.

Erken değerlendirme, dönmenin açılmasıyla dokuya kan akımının yeniden sağlanabilmesine olanak tanır. Bu yaklaşım, görünümü belirgin biçimde bozulmuş yumurtalıklarda bile denenebilir; birçok olguda dokunun toparladığı bildirilmiştir.

Gecikme durumunda dokuda kalıcı hasar gelişebilir ve organın korunması güçleşir. Ayrıca ilerlemiş tablolarda karın içinde iltihaplanma ve enfeksiyon gelişme olasılığı artar.

Yumurtalığı yerinde tutan bağların uzun ve esnek yapıda olması, organın kendi ekseni etrafında dönebilmesine zemin hazırlar; bu dönme sap üzerindeki damarları sıkıştırdığında dokunun beslenmesi bozulmaya başlar. Süreç ilerledikçe organ ödemlenir ve içindeki basınç artar. Dönme kendiliğinden gerileyip yeniden gerçekleşebildiği için ağrı da dalgalar hâlinde seyredebilir; bir atağın geçmiş olması, bağların gevşek yapısının sürdüğü anlamına gelir ve değerlendirmeyi gereksiz kılmaz.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Hiçbir habercisi olmadan başlayan, kasık bölgesinin yalnızca bir yanına yerleşen ve şiddeti hızla artan bir ağrı zaman kaybetmeden ele alınmalıdır. Buna mide bulantısı ile kusmanın eklenmesi başvuruyu daha da öne çeken bir işarettir.

Ağrının kendiliğinden geçmesi durumunda da başvuru ertelenmemelidir. Aralıklı olarak yinelenen ani ağrı atakları, kısmi ve tekrarlayan burulma olasılığını düşündürür ve bu öykünün paylaşılması değerlendirmeyi yönlendirir.

Bunlara ateşin çıkması eşlik edebilir. Gözün kararması, soğuk ter, yüzün rengini yitirmesi ve kalbin hızlı atması dolaşımın etkilendiğine işaret eden bulgulardır. Karnın gerginleşip hafif dokunuşta bile acı vermesi tabloyu tamamlar. Bu nitelikte bir ağrıda evde ağrı kesici alıp gidişi izlemek yerinde bir yol değildir; burada belirleyici olan sürenin gün değil saat ölçeğinde işlediği, dönme çözülmediği sürece dokunun beslenmesindeki bozulmanın ilaçtan bağımsız olarak sürdüğü göz önünde bulundurulur.

Bazı gruplarda dikkat daha da artırılır: yumurtalığında daha önce bir yapı saptananlar, tüp bebek sürecinde yumurtalıkları uyarılanlar ve gebeler. Bu kişilerde ağrının ağrı kesiciyle bastırılıp beklenmesi doğru olmaz.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir