randevu@drelifcetindag.com
Hastalıklar

Yumurtlama Döneminde Kanama Neden Olur?

Yumurtlama döneminde görülen kanamanın neden ortaya çıktığı, ne kadar sürdüğü, eşlik eden belirtiler ve ara kanamadan nasıl ayrıldığı üzerine bilgilendirme.

İki adet kanaması arasında, döngünün ortasında görülen az miktarda kanama kadınların bir bölümünde karşılaşılan bir durumdur. Bu kanama çoğunlukla yumurtlamayla ilişkilidir ve beklenen bir seyrin parçası olabilir. Ancak her ara kanama bu şekilde açıklanamaz. Aşağıda yumurtlama kanamasının nasıl oluştuğu, hangi özelliklerle tanındığı ve ne zaman değerlendirme gerektirdiği genel hatlarıyla açıklanmıştır.

Yumurtlama Döneminde Vücutta Neler Olur?

Adet döngüsünün ilk yarısında yumurtalıklarda foliküller gelişmeye başlar. Bu foliküllerden biri baskın hâle gelir ve büyümesini sürdürür. Gelişen folikülden salgılanan östrojen, döngünün bu döneminde giderek yükselir.

Östrojen belirli bir düzeye ulaştığında beyindeki hipofiz bezinden ani bir LH salgılanması gerçekleşir. Bu ani yükselme, yumurtlamayı başlatan sinyaldir. Sinyalden yaklaşık otuz altı saat sonra folikül açılır ve yumurta hücresi serbest kalır.

Yumurtlamadan sonra folikülün kalan bölümü yapı değiştirir ve progesteron salgılamaya başlar. Bu hormon rahim iç zarını olası bir gebeliğe hazırlar. Aynı dönemde vücut ısısında küçük bir yükselme yaşanır.

Bu dönem döngünün ortasında yer alır ve bir sonraki kanamadan yaklaşık on dört gün önce gerçekleşir. Yirmi sekiz günlük bir döngüde on dördüncü gün civarına denk gelir. Döngü uzadıkça bu zamanlama da ileriye kayar.

Yumurtlamanın gerçekleştiği taraf her döngüde aynı olmak zorunda değildir. Kimi döngüde sağ, kimisinde sol yumurtalık etkin olabilir. Bu seçim belirli bir sıra izlemez. Bu nedenle kasıkta hissedilen hafif ağrının tarafı döngüden döngüye değişebilir ve bu değişkenlik beklenen bir durumdur.

Yumurtlama Kanaması Neden Ortaya Çıkar?

Bu kanamanın arkasındaki mekanizma, döngü ortasında yaşanan keskin hormon inişidir. Yumurta salınmadan hemen önce zirveye çıkan östrojen, salınımın gerçekleşmesiyle birlikte bir ya da iki gün için hızla geriler. Sarı cisim henüz progesteron üretmeye başlamadığı için iç zar bu kısa boşlukta desteksiz kalır ve yüzeyinden çok az miktarda doku ayrılabilir. Ortaya çıkan görüntü genellikle bir iki gün süren açık renkli bir lekelenmedir.

Progesteron henüz yeterince salgılanmadığı için iç zar bu kısa dönemde desteksiz kalır. Ortaya çıkan kanama az miktardadır ve kendini sınırlar. Progesteron düzeyi yükseldikçe iç zar yeniden dengeye gelir ve kanama durur.

Folikülün açılması sırasında oluşan küçük kanama da tabloya katkı sağlayabilir. Yumurta serbest kalırken folikül duvarındaki küçük damarlardan az miktarda kan sızabilir. Bu kan karın içine geçebilir ya da bir bölümü dışarı atılabilir.

Bu tablo her kadında görülmez. Kadınların bir bölümünde her döngüde tekrarlarken, bir bölümünde yalnızca ara sıra ortaya çıkar. Çoğu kadın ise hiç fark etmez. Bu değişkenlik, kişilerin hormon değişimine verdiği yanıtın farklı olmasıyla açıklanır.

Bu kanamanın görülmesi ya da görülmemesi yumurtlamanın gerçekleşip gerçekleşmediğini göstermez. Kanama olmadan da yumurtlama gerçekleşebilir. Bu nedenle lekelenmenin bulunmaması bir eksiklik olarak değerlendirilmez. Aynı biçimde her döngüde kanama görülmesi de tek başına bir sorunu düşündürmez.

Bu Kanama Ne Kadar Sürer ve Nasıl Görünür?

Yumurtlama kanaması genellikle çok az miktardadır. Çoğunlukla ped gerektirmez ve yalnızca iç çamaşırda ya da temizlik sırasında fark edilir. Bu özellik, tabloyu adet kanamasından ayıran önemli bir noktadır.

Süresi kısadır. Genellikle bir ile iki gün içinde sonlanır. Üç günü aşan kanamalar bu tanımın dışına çıkar ve başka nedenler yönünden değerlendirilir.

Rengi çoğunlukla açık pembe ya da kahverengidir. Az miktardaki kan, vajinal salgılarla karıştığı için soluk bir renk alır. Kanın vücut içinde bir süre beklemesi durumunda ise kahverengiye döner.

Parlak kırmızı ve yoğun kanama bu tabloyla uyumlu değildir. Böyle bir kanama başka nedenleri düşündürür. Kanamanın miktarının artması ve ped gerektirecek düzeye ulaşması da değerlendirme gerektirir.

Kanamanın günlük yaşamı etkilememesi de bu tablonun özelliklerindendir. Kişi genellikle şikâyet duymaz ve durumu ancak dikkat ettiğinde fark eder. Günlük yaşamı aksatan, sık ped değiştirmeyi gerektiren ya da kaygı yaratacak düzeyde süren kanamalar bu tanımın dışında değerlendirilir.

Yumurtlama Kanamasına Hangi Belirtiler Eşlik Eder?

En sık eşlik eden bulgu kasık bölgesinde hissedilen hafif ağrıdır. Bu ağrı genellikle tek taraflıdır ve o döngüde yumurtlamanın gerçekleştiği taraf ile ilişkilidir. Kısa sürer ve genellikle birkaç saat ile bir gün arasında geçer.

Vajinal akıntıda değişiklik bir diğer bulgudur. Yumurtlama döneminde akıntı berrak, kaygan ve uzayan bir kıvam alır. Bu görünüm yumurta akına benzetilir. Akıntı miktarı da bu dönemde artar.

Göğüslerde hassasiyet ve dolgunluk hissi görülebilir. Bazı kadınlarda karında hafif şişkinlik ve gaz şikâyeti bildirilmiştir. Bu bulgular hormon düzeylerindeki değişimle ilişkilidir.

Vücut ısısında küçük bir artış yumurtlamadan sonra ortaya çıkar. Bu değişim günlük yaşamda fark edilmez, ancak düzenli ölçümle izlenebilir. Bu bulguların bir arada bulunması tablonun yumurtlamayla ilişkili olduğunu düşündürür.

Bu Kanama Ara Kanamadan Nasıl Ayrılır?

Ayrımda en belirleyici özellik zamanlamadır. Yumurtlama kanaması her döngüde yaklaşık aynı günlerde, iki adet arasının ortasında ortaya çıkar. Bu düzenli tekrar tabloyu tanımlayan temel bulgudur.

Düzensiz aralıklarla ve öngörülemeyen zamanlarda gelen lekelenmeler farklı nedenleri düşündürür. Adet öncesinde ya da hemen sonrasında görülen kanamalar da ayrı biçimde değerlendirilir. Bu nedenle kanama tarihlerinin kaydedilmesi ayrımı kolaylaştırır.

Miktar ve süre de ayrımda kullanılır. Yumurtlama kanaması az miktardadır ve kısa sürer. Ped gerektiren, üç günü aşan ya da giderek artan kanamalar bu tanıma uymaz.

Eşlik eden bulgular değerlendirmeye katkı sağlar. Tek taraflı hafif kasık ağrısı ve akıntının kıvamındaki değişiklik tabloyu destekler. Buna karşılık ağrının şiddetli olması, ateş, kötü kokulu akıntı ya da ilişki sonrası kanama başka durumları akla getirir.

Hangi Durumlarda İleri İnceleme Gerekir?

Kanamanın miktarının artması ve ped gerektirecek düzeye ulaşması inceleme gerektiren bir bulgudur. Üç günden uzun süren kanamalar da aynı kapsamda değerlendirilir. Bu özellikler tablonun yumurtalamayla açıklanamayacağını gösterir.

Kanamanın döngünün farklı dönemlerinde ortaya çıkması ayrıca ele alınır. Öngörülemeyen zamanlarda gelen lekelenmeler hormonal ya da yapısal nedenleri düşündürür. Rahim iç zarındaki polipler ve myomlar bu kapsamda araştırılır.

İlişki sonrasında düzenli olarak görülen kanama rahim ağzının değerlendirilmesini gerektirir. Bu bulgu, döngü ortasındaki kanamayla karıştırılabilir. Zamanlamanın ilişkiyle bağlantılı olup olmadığı bu ayrımda yol gösterir.

Kanamaya şiddetli ağrı, ateş, kötü kokulu akıntı ya da idrar yaparken yanma eşlik ediyorsa enfeksiyon yönünden değerlendirme yapılır. Gebelik olasılığı bulunan kişilerde kanama ve ağrının birlikte görülmesi vakit geçirmeden ele alınır.

Yumurtlama Kanamasında Hekime Ne Zaman Başvurulmalı?

Döngü ortasında görülen az miktarda ve kısa süren lekelenme çoğu zaman değerlendirme gerektirmez. Bununla birlikte bu durumun ilk kez ortaya çıkması ve kişide kaygı yaratması başvuru için yeterli bir gerekçedir.

Kanamanın birkaç döngü boyunca sürmesi ve giderek belirginleşmesi değerlendirilmelidir. Miktarın artması, süresinin uzaması ya da düzeninin bozulması da inceleme gerektirir. Bu değişiklikler başka bir nedenin eklendiğini düşündürebilir.

Gebelik planı bulunan kadınlarda bu kanamanın değerlendirilmesi ayrıca yararlı olur. Yumurtlama zamanı hakkında bilgi verebileceği gibi, farklı bir nedeni de işaret edebilir. Bu ayrım planlamayı doğrudan etkiler.

Döngü ortasında görülen lekelenmenin yumurtlamayla ilişkilendirilebilmesi için, kişinin hâlâ adet görüyor olması ve lekelenmenin her ay yaklaşık aynı güne denk gelmesi beklenir. Bu iki koşul sağlanmıyorsa aynı bulgu başka bir başlık altında ele alınır: adetten bir yıl uzak kalınmışsa lekelenme yumurtlamayla açıklanamaz, kırkını geçmiş kadınlarda ise araya giren kanamalar daha kısa sürede incelenir. Ayrım öykü, muayene ve gerekli görülen görüntülemeyle yapılır.

Kanama tarihlerinin birkaç ay boyunca kaydedilmesi başvuru öncesinde yararlı olur. Bu kayıt, kanamanın döngünün hangi gününde ortaya çıktığını ve ne kadar sürdüğünü ortaya koyar. Böylece hekim değerlendirmesi sırasında tablonun düzenli mi yoksa öngörülemez mi olduğu daha kolay anlaşılır.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir