randevu@drelifcetindag.com
Taramalar ve Tetkikler

Cinsel Deneyimi Olmayanlarda Muayene Nasıl Yapılır?

Cinsel deneyimi olmayan kadınlarda jinekolojik muayenenin nasıl yapıldığı, kızlık zarının etkilenip etkilenmediği ve hangi yöntemlerin kullanıldığı hakkında bilgilendirme.

Cinsel deneyimi olmayan kadınlarda jinekolojik değerlendirme, sıkça kaygı yaratan bir konudur. Muayenenin nasıl yapılacağı, kızlık zarının etkilenip etkilenmeyeceği ve hangi yöntemlerin kullanılacağı konusundaki belirsizlik, çoğu zaman başvurunun ertelenmesine yol açar. Oysa bu grupta uygulanan yaklaşımlar farklıdır ve bu farklar önceden bilindiğinde kaygı belirgin biçimde azalır. Aşağıda bu konular açıklanmıştır.

Muayene Sırasında Hangi Yöntem Kullanılır?

Cinsel deneyimi olmayan kadınlarda vajinal yoldan yapılan uygulamalar tercih edilmez. Spekulum yerleştirilmez ve vajinal ultrason yapılmaz. Bu grupta değerlendirme farklı yöntemlerle yürütülür ve muayenenin kapsamı şikâyete göre belirlenir.

İlk basamak genellikle görüşmedir. Şikâyetler, adet düzeni, ağrının niteliği ve varsa diğer bulgular ayrıntılı biçimde dinlenir. Pek çok durumda bu bilgi ve genel muayene, izlenecek yolun belirlenmesi için yeterli olur. Karın bölgesinin elle değerlendirilmesi de bu aşamada yapılabilir.

Görüntüleme gerektiğinde karından ultrason kullanılır. Bu yöntemde prob yalnızca karın üzerinde gezdirilir ve mesanenin dolu olması istenir. Dış bölgenin gözle değerlendirilmesi gerektiğinde ise yalnızca bakış yapılır. Gerekli görüldüğünde makattan yapılan bir ultrason da seçenek olarak sunulabilir; bu yöntem kızlık zarına temas etmez.

Kızlık Zarı Muayene Sırasında Zarar Görür mü?

Uygulanan yöntemler kızlık zarına temas etmeyecek biçimde seçildiğinden, muayene sırasında zarar görmesi beklenmez. Karından yapılan ultrason ve dıştan yapılan değerlendirme bu yapıya hiçbir biçimde dokunmaz. Makattan yapılan ultrason da farklı bir yoldan uygulandığından temas söz konusu değildir.

Bu konu kişinin en çok kaygı duyduğu başlıktır ve muayene öncesinde açıkça konuşulması gerekir. Hangi yöntemlerin kullanılacağı, bu yöntemlerin nereden uygulanacağı ve hangi uygulamaların yapılmayacağı önceden anlatılmalıdır. Bu bilgilendirme, güven ortamının kurulmasını sağlar.

Çok nadir durumlarda, tanı için vajinal bir değerlendirmenin zorunlu görüldüğü tablolar ortaya çıkabilir. Böyle bir durumda kişi ayrıntılı biçimde bilgilendirilir ve onayı alınmadan hiçbir uygulama yapılmaz. Kişinin istememesi durumunda alternatif yollar aranır. Karar her zaman kişiye aittir.

Karından Ultrason Yeterli Bilgi Verir mi?

Çoğu durumda evet. Karından yapılan ultrason ile rahmin büyüklüğü ve yapısı, yumurtalıkların boyutu ve içindeki oluşumlar, karın içinde sıvı bulunup bulunmadığı değerlendirilebilir. Bu bilgiler pek çok şikâyetin nedeninin anlaşılması için yeterlidir.

Yöntemin sınırı ayrıntı düzeyindedir. Ses dalgalarının karın duvarı ve bağırsaklar arasından geçmesi gerektiğinden, çok küçük oluşumlar ve ince yapılar vajinal incelemedeki kadar net görülemeyebilir. Rahim iç tabakasının ayrıntılı değerlendirilmesi de bu yöntemle sınırlı kalabilir.

Görüntü kalitesini artırmak için mesanenin yeterince dolu olması gerekir. Bu nedenle inceleme öncesinde belirli miktarda su içilmesi ve tuvalete gidilmemesi istenir. Bu hazırlığa uyulması, incelemenin bilgi verme düzeyini doğrudan artırır. Yeterli bilgi elde edilemediğinde ise başka yöntemler değerlendirilir.

Muayene Sırasında Ağrı Hissedilir mi?

Uygulanan yöntemler ağrı yaratmaz. Karından yapılan ultrasonda yalnızca probun uyguladığı hafif bir basınç hissedilir. Dolu mesane nedeniyle karında bir dolgunluk duygusu olabilir; bu his inceleme bittikten sonra hemen geçer.

Dış bölgenin gözle değerlendirilmesi de ağrısızdır. Karın bölgesinin elle muayenesi sırasında, ağrılı bir alan bulunuyorsa hassasiyet duyulabilir. Bu duyum zaten var olan bir şikâyetin ortaya çıkmasıdır ve tanı açısından bilgi verir. Bu sırada hissedilenin belirtilmesi istenir.

Kaygı düzeyinin muayene deneyimini doğrudan etkilediği bilinmelidir. Gergin bir kişide kaslar kasılır ve her dokunuş daha rahatsız edici algılanır. Bu nedenle sürecin önceden anlatılması, soru sorulabilmesi ve acele edilmemesi önemlidir. Derin ve düzenli nefes alınması da gevşemeye yardımcı olur.

Hangi Şikâyetlerde Muayene Gerekli Olur?

Adetle ilgili şikâyetler en sık başvuru nedenidir. Şiddetli adet sancısı, ağrı kesicilerle geçmeyen ağrı, olağandışı biçimde yoğun kanama ve adet düzenindeki belirgin bozukluklar bu kapsamdadır. Üç aydan uzun süre adet görülmemesi de değerlendirme gerektirir.

Akıntı, kaşıntı ve yanma şikâyetleri de sık görülen başvuru nedenleridir. Bu şikâyetlerin değerlendirilmesi çoğu zaman dıştan bakış ve gerektiğinde alınan bir örnekle yapılabilir. İdrar yaparken yanma ve sık idrara çıkma da bu kapsamda ele alınır.

Karın alt bölgesinde süregelen ağrı, ani başlayan şiddetli ağrı, karında şişlik hissi ve fark edilen bir kitle de başvuru gerektiren durumlardır. Ayrıca ergenlik bulgularının gecikmesi, aşırı tüylenme, dirençli sivilce ve belirgin kilo değişiklikleri de değerlendirme kapsamına girer.

Muayeneye Giderken Nasıl Hazırlanılır?

Karından ultrason yapılacaksa mesanenin dolu olması gerekir. Bu nedenle randevudan yaklaşık bir saat önce belirli miktarda su içilmesi ve tuvalete gidilmemesi istenir. Randevu verilirken bu bilgi paylaşılır; uyulması incelemenin verimini artırır.

Son adet tarihinin bilinmesi değerlendirme için önemlidir. Adet düzeninin nasıl seyrettiği, kanamanın kaç gün sürdüğü ve varsa ağrının şiddeti hakkında bilgi hazırlanması yararlı olur. Bir takvim ya da telefon uygulaması üzerinden kayıt tutulması bu bilgiyi kolaylaştırır.

Kullanılan ilaçların listesi, varsa önceki test sonuçları ve görüntüleme raporları yanında bulundurulmalıdır. Rahat kıyafetler tercih edilmesi de kolaylık sağlar. Ayrıca sorulmak istenen soruların önceden not edilmesi, görüşmede hiçbir başlığın atlanmamasını sağlar.

Muayene Sırasında Yanında Refakatçi Bulunabilir mi?

Evet. Refakatçi bulunması isteği açıkça belirtildiğinde çoğu merkezde karşılanır. Anne, kız kardeş ya da güvenilen bir yakının yanında bulunması, özellikle ilk ziyaretlerde kaygıyı belirgin biçimde azaltır ve kişinin kendini daha güvende hissetmesini sağlar.

Ergenlik dönemindeki başvurularda görüşmenin bir bölümünün genç kadınla baş başa yapılması istenebilir. Bu uygulama, bazı konuların daha rahat konuşulabilmesini amaçlar ve bir dışlama anlamı taşımaz. Bu tercihin de kişiye bırakılması esastır.

Refakatçi istemeyen kişilerin bu tercihi de saygı görür. Kimsenin yanında bulunmasını istemeyen bir kişi tek başına değerlendirilebilir. Ayrıca muayene sırasında bir sağlık çalışanının odada bulunması pek çok merkezde uygulanan bir yaklaşımdır. Bu düzenlemeler karşılıklı güvenin korunmasını amaçlar.

Muayene Öncesinde Neler Konuşulur?

Muayene öncesinde yapılacak işlemin anlatılması kaygıyı belirgin biçimde azaltır. Hangi yöntemin kullanılacağı, işlemin ne kadar süreceği ve ne hissedileceği önceden konuşulabilir. Kişinin bu konuda soru sorması ve çekincelerini dile getirmesi sürecin daha rahat geçmesini sağlar.

Muayenenin her aşamasında onay alınması esastır. İstenmeyen bir işlemin yapılmaması, rahatsızlık hissedildiğinde işlemin durdurulabilmesi kişinin hakkıdır. Bu bilginin baştan paylaşılması güven ortamı oluşturur.

İsteğe bağlı olarak muayene sırasında bir yakının odada bulunması mümkündür. Genç yaştaki başvurularda görüşmenin bir bölümünün yalnız yapılması tercih edilebilir; bu yaklaşım, dile getirilmek istenen konuların rahatça konuşulmasına olanak tanır.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Ani başlayan şiddetli karın ağrısı, ateşle birlikte görülen karın ağrısı, bayılma hissi ve olağandışı biçimde yoğun kanama gecikmeden değerlendirilmesi gereken durumlardır. Bu tablolarda başvurunun ertelenmemesi önemlidir.

Muayenenin cinsel deneyim olmadan da yapılabildiğini bilmek, başvurunun gecikmesini önleyen bir bilgidir. Göğüs gelişimi başladığı hâlde yıllar geçmesine karşın adetin hiç görülmemesi, başlamış bir düzenin üç ayı aşkın süre kesilmesi ve okul günlerini kaybettirecek şiddette kasık sancısı bu nedenle ertelenmeden ele alınır. Geçmeyen kaşıntı, kokusu değişen akıntı ve idrar yaparken yanma da aynı biçimde, ilişki öyküsü aranmaksızın değerlendirilebilen yakınmalardır.

Muayeneden çekinilmesi nedeniyle başvurunun ertelenmemesi özellikle vurgulanmalıdır. Uygulanacak yöntemlerin kişinin durumuna göre seçildiği ve istenmeyen hiçbir uygulamanın yapılmayacağı bilinmelidir. Kaygının önceden paylaşılması, sürecin buna göre düzenlenmesine olanak tanır.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir