randevu@drelifcetindag.com
Taramalar ve Tetkikler

İdrar akım hızı ölçümü (üroflowmetri) neyi gösterir?

Üroflowmetri testinin ne olduğu, hangi şikâyetlerde istendiği, nasıl uygulandığı, düşük akım hızının anlamı ve sonrasında istenen tetkikler hakkında bilgilendirme.

İdrar yapma ile ilgili şikâyetlerin değerlendirilmesinde ilk basamakta yer alan incelemelerden biri üroflowmetridir. İdrar akım hızı ölçümü olarak da anılan bu test, girişim gerektirmeyen ve kısa süren bir değerlendirmedir. Kateter kullanılmaması ve ağrısız olması nedeniyle rahatlıkla uygulanabilir. Aşağıda testin ne olduğu, nasıl yapıldığı ve sonucun ne anlama geldiği açıklanmıştır.

Üroflowmetri Nedir?

Üroflowmetri, idrar yapma sırasında saniyede geçen idrar miktarının ölçülmesidir. Kişi özel bir hazneye idrar yapar; hazneye bağlı cihaz akımın hızını sürekli kaydeder ve bir eğri oluşturur. Bu eğri, idrar yapma sürecinin bütününü görsel olarak ortaya koyar.

Ölçümde birkaç değer öne çıkar. En yüksek akım hızı, ortalama akım hızı, toplam idrar miktarı ve idrar yapma süresi kaydedilir. Ayrıca eğrinin biçimi değerlendirilir; olağan bir eğri çan biçiminde, düzgün yükselip alçalan bir görünüm sunar.

Testin en belirgin özelliği girişimsel olmamasıdır. Kateter yerleştirilmez, iğne kullanılmaz ve herhangi bir madde verilmez. Kişi yalnızca olağan biçimde idrar yapar. Bu nedenle test rahatlıkla tekrarlanabilir ve ilk basamak değerlendirmede yaygın biçimde kullanılır.

Eğrinin biçimi de ayrı bir bilgi kaynağıdır. Düzgün ve tek tepeli bir eğri, akımın kesintisiz sürdüğünü gösterir. Kesik kesik ya da dalgalı bir eğri ise ıkınarak idrar yapıldığını ya da pelvik taban kaslarının gevşemekte güçlük çektiğini düşündürebilir. Uzun ve basık bir eğri, akımın yavaş ve uzun sürdüğüne işaret eder. Bu biçim özellikleri, sayısal değerler kadar bilgi verir ve rapor değerlendirilirken birlikte ele alınır.

Test Hangi Şikâyetlerde İstenir?

En sık gerekçe, idrar yapmakta güçlük çekilmesidir. İdrarın başlamasında gecikme, zayıf ya da kesik kesik akım, idrar yaparken ıkınma gereksinimi ve mesanenin tam boşalmadığı hissi bu kapsamda değerlendirilir.

Sık idrara çıkma, gece uykudan uyanarak idrara çıkma ve ani sıkışma hissi de test gerekçesi oluşturabilir. Bu şikâyetler ilk bakışta boşalma güçlüğüyle ilgisiz görünse de, mesanenin tam boşalamaması bu tablolara yol açabilir. Test bu ayrımın yapılmasına katkı sağlar.

İdrar kaçırma şikâyetinin değerlendirilmesinde de test kullanılır. Ayrıca tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarında, pelvik organ sarkması bulunan kadınlarda ve idrar kaçırma cerrahisi öncesinde ya da sonrasında inceleme istenebilir. Sinir sistemini etkileyen hastalıkların takibinde de yer alır.

Testin sonuçları yaşa göre de yorumlanır. Akım hızı, yaş ilerledikçe doğal olarak bir miktar azalabilir. Bu nedenle genç bir kadın için düşük sayılabilecek bir değer, ileri yaştaki biri için o yaş grubunun olağan seyri içinde değerlendirilebilir. Ayrıca kadınlarda beklenen değerler, erkeklerdekinden farklıdır. Bu farklılıklar sonucun tek başına bir sayı olarak okunmasını değil, kişiye özgü biçimde yorumlanmasını gerektirir.

İnceleme Nasıl Yapılır?

Uygulama son derece basittir. Kişi, ölçüm cihazına bağlı özel bir tuvalete alınır ve olağan biçimde idrar yapması istenir. Bu sırada odada yalnız kalınır; mahremiyetin korunması hem rahatlık hem de doğal bir idrar yapma için önemlidir.

Cihaz idrarın akım hızını otomatik olarak kaydeder. Kişinin herhangi bir şey yapması gerekmez; ıkınmadan ve idrarı tutmadan olağan biçimde işemesi istenir. Ölçüm, idrar yapma süresi kadar sürer; bu genellikle yarım dakikadan kısadır.

Test sonrasında mesanede kalan idrar miktarı ölçülür. Bu ölçüm genellikle ultrasonla yapılır ve ağrısızdır. Kalan idrar miktarı, akım hızı kadar önemli bir bilgidir; mesanenin ne ölçüde boşalabildiğini gösterir. Her iki bilgi bir arada değerlendirilir.

İnceleme sırasında olağan idrar yapma alışkanlığının sürdürülmesi istenir. Akımı hızlandırmak amacıyla ıkınılmamalı, aynı biçimde idrar tutulmaya çalışılmamalıdır. Yapay biçimde değiştirilmiş bir idrar yapma, sonucun gerçek durumu yansıtmasını engeller. Cihazın kaydettiği eğri, olağan koşullarda nasıl idrar yapıldığını göstermelidir. Bu nedenle test öncesinde nasıl davranılması gerektiğinin anlatılması önem taşır.

Teste Nasıl Hazırlanılır?

Testin en önemli hazırlık koşulu mesanenin yeterince dolu olmasıdır. Ölçümün anlamlı olabilmesi için genellikle en az yüz elli mililitre idrar yapılması gerekir. Bu miktarın altındaki ölçümler yanıltıcı olabilir ve testin tekrarlanmasını gerektirir.

Bu nedenle randevudan yaklaşık bir saat önce belirli miktarda sıvı içilmesi ve tuvalete gidilmemesi istenir. Ancak mesanenin aşırı doldurulması da doğru değildir; çok dolu bir mesane akım hızını farklı biçimde etkileyebilir. Olağan bir sıkışma hissiyle gelinmesi en uygun durumdur.

Ölçümün güvenilir olabilmesi için mesanenin yeterince dolu olması gerekir; bu nedenle randevudan bir saat kadar önce sıvı alınması ve idrarın tutulması istenir. Aşırı doldurma da doğru değildir, çünkü fazla gerilmiş bir mesane kasılma gücünü tam yansıtmayabilir. Alerji ilaçları, bazı ağrı kesiciler ve idrar kaçırma için kullanılan ilaçlar mesanenin boşalma biçimini değiştirebildiğinden liste hâlinde bildirilir. Ölçüm sırasında yaşanacak sıkılganlığın sonucu etkilememesi için tuvalet ortamına benzer, kapalı bir düzenek kullanılır.

Randevu saatinin planlanması da hazırlığın bir parçasıdır. Bekleme süresinin uzaması, mesanenin aşırı dolmasına ya da tuvalete gitme gereksinimi duyulmasına yol açabilir. Bu nedenle randevu saatine yakın gelinmesi ve sıvı alımının buna göre ayarlanması önerilir. Merkeze ulaştıktan sonra sıvı alınması, doluluğun kademeli olarak sağlanmasına yardımcı olabilir. Bu ayrıntılar testin ilk denemede tamamlanmasını kolaylaştırır.

Akım Hızı Düşük Çıkarsa Ne Anlama Gelebilir?

Düşük akım hızının iki temel açıklaması vardır. Birincisi idrar yolunda bir direnç bulunmasıdır. Kadınlarda bu tablo, belirgin bir pelvik organ sarkmasına, önceki bir idrar kaçırma cerrahisine ya da idrar yolunda darlığa bağlı olabilir. İkinci açıklama mesane kasının yeterince güçlü kasılamamasıdır.

Bu iki durumun ayırt edilmesi tedavi açısından belirleyicidir; ancak üroflowmetri tek başına bu ayrımı yapamaz. Test yalnızca akımın yavaş olduğunu gösterir, nedenini belirlemez. Bu ayrım için basınç ölçümü içeren ürodinami incelemesi gerekir.

Ayrıca düşük bir ölçüm her zaman bir sorunu göstermez. Yetersiz mesane dolgunluğu, ölçüm sırasında hissedilen gerginlik ya da alışılmadık bir ortamda idrar yapma güçlüğü sonucu etkileyebilir. Bu nedenle tek bir ölçüme dayanarak karar verilmez; test genellikle tekrarlanır.

Yüksek akım hızı da değerlendirilmesi gereken bir bulgudur. Beklenenin üzerinde hızlı bir akım, idrar yolunun kapanma işleviyle ilgili bir sorunu düşündürebilir. Bu tablo stres tipi idrar kaçırma ile birlikte görülebilir. Bu nedenle ölçüm yalnızca düşük değerler açısından değil, her iki yönde de değerlendirilir. Bulgular her zaman şikâyetlerle birlikte yorumlanır; tek başına bir sayı tanı koydurmaz.

Test Sonucunu Hangi Etkenler Değiştirebilir?

En sık etken mesanedeki idrar miktarıdır. Yetersiz dolgunluk düşük bir akım hızı verirken, aşırı dolgunluk da mesane kasının verimini azaltabilir. Bu nedenle ölçümün anlamlı olabilmesi için uygun bir doluluk düzeyi gerekir.

İkinci önemli etken kaygıdır. Alışılmadık bir ortamda ve ölçüm yapıldığını bilerek idrar yapmak, pek çok kişide gerginlik yaratır. Bu gerginlik pelvik taban kaslarının kasılmasına ve akımın yavaşlamasına yol açabilir. Bu nedenle odada yalnız kalınması ve acele edilmemesi önemlidir.

Kullanılan ilaçlar da sonucu etkileyebilir. Mesane kası üzerinde etkili ilaçlar ve bazı diğer ilaç grupları akım hızını değiştirebilir. Kabızlık, idrar yolu enfeksiyonu ve ölçüm sırasında ıkınma da sonucu bozan etkenler arasındadır. Bu nedenle ölçümün en az iki kez tekrarlanması yaygın bir yaklaşımdır.

Testin tekrarlanması sık uygulanan bir yaklaşımdır. İlk ölçümde kaygı ya da yetersiz mesane doluluğu nedeniyle beklenmedik bir sonuç elde edilebilir. Bu nedenle en az iki ölçümün karşılaştırılması tercih edilir. Sonuçlar arasında belirgin fark bulunması, tek bir kayda dayanarak karar verilmesini engeller. Tekrarlanan ölçümlerin birbiriyle uyumlu olması, bulgunun gerçek durumu yansıttığını gösterir.

Üroflowmetri Sonrası Hangi Tetkikler İstenebilir?

Ölçüm sonrasında ilk adım genellikle mesanede kalan idrar miktarının değerlendirilmesidir. Bu ölçüm ultrasonla yapılır ve mesanenin boşalma yeterliliğini gösterir. İki bilgi bir arada değerlendirildiğinde tablonun genel görünümü ortaya çıkar.

Mesane günlüğü tutulması sık istenen bir sonraki adımdır. Birkaç gün boyunca alınan sıvı, idrara çıkma zamanları, idrar miktarı ve varsa kaçak durumları kaydedilir. Bu kayıt, günlük yaşamdaki gerçek durumu ortaya koyar ve tek bir ölçümün ötesinde bilgi sunar.

Tablonun karmaşık olduğu ya da cerrahi planlandığı durumlarda ürodinami incelemesi gündeme gelir. Bu inceleme basınç ölçümü içerdiğinden, akım yavaşlığının nedenini ayırt edebilir. Ayrıca pelvik taban değerlendirmesi, idrar tahlili ve gerektiğinde mesane içinin kamerayla incelenmesi programa eklenebilir.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

İdrar yapmakta belirgin güçlük, akımın zayıflaması, ıkınma gereksinimi ve mesanenin boşalmadığı hissi değerlendirme gerektiren şikâyetlerdir. Bu bulgular yavaş yavaş yerleştiğinden çoğu zaman alışılıp dile getirilmez; oysa yönetilebilen tablolardır.

Kişinin idrarını hiç yapamaz duruma gelmesi, karın alt bölgesinde gitgide artan bir baskı hissiyle birlikte gidiyorsa bekleyemeyecek bir durumdur; mesanenin boşaltılması gerekebilir. Ateşin yükselmesiyle birlikte belin yan tarafında beliren sancı, iltihabın böbreğe ulaşmış olabileceği ihtimaliyle ele alınır ve aynı biçimde geciktirilmez. İdrarın kırmızıya çalması ya da içinde pıhtı görülmesi de kendi başına inceleme gerektirir. Bacaklarda yeni ortaya çıkan güçsüzlük ya da uyuşmanın idrar yakınmasına eşlik etmesi ise sinir sistemine yönelik bir değerlendirmeyi gündeme getirebilir.

Ölçüm sonucunun düşük çıkmasının yanında, kişinin işeme sırasında tarif ettiği duyum da kayda geçirilir. İdrarın başlaması için beklemek zorunda kalınması, akışın ortada kesilip yeniden başlaması, işemenin bittiği hissedilmesine karşın kalkınca birkaç damla gelmesi bu duyumlar arasındadır. Karnın kaslarıyla ıkınarak idrar yapılması da bir zorlanma işareti sayılır. Bunlara idrar yolu enfeksiyonlarının kısa aralıklarla yinelenmesi ekleniyorsa, mesanenin tümüyle boşalıp boşalmadığı ayrıca araştırılır.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir