randevu@drelifcetindag.com
Taramalar ve Tetkikler

Pelvik taban ultrasonu neyi değerlendirir?

Pelvik taban ultrasonunun ne olduğu, nasıl yapıldığı, hangi yapıları gösterdiği ve hangi şikâyetlerde istendiği üzerine bilgilendirme.

Pelvik taban, leğen kemiği boşluğunun tabanını oluşturan kas ve bağ dokusu yapısıdır. Bu yapı mesaneyi, rahmi ve barsağın son bölümünü aşağıdan destekler. Söz konusu bölgenin ultrasonla değerlendirilmesi, sarkma ve idrar kaçırma şikâyetlerinin incelenmesinde kullanılan yöntemlerden biridir. Aşağıda bu incelemenin nasıl yapıldığı, neyi gösterdiği ve hangi durumlarda istendiği anlatılmıştır.

Pelvik Taban Ultrasonu Nedir?

Bu inceleme, ses dalgaları kullanılarak pelvik taban yapılarının görüntülenmesi esasına dayanır. Işın kullanılmadığı için tekrarlanabilir bir yöntemdir ve bu özelliği takip amacıyla kullanılmasını kolaylaştırır.

İncelemenin ayırt edici yanı, yapıları hareket hâlinde gösterebilmesidir. Muayenede elde edilen bulgular durağan bir değerlendirme sağlarken, bu yöntemde ıkınma ve kasılma sırasında yapıların nasıl davrandığı izlenebilir.

Yöntem farklı biçimlerde uygulanabilir. En sık kullanılan biçim, probun dış genital bölgeye yerleştirilerek yapılan uygulamadır. Vajinal ve makat yoluyla yapılan uygulamalar da belirli durumlarda kullanılır.

Bu inceleme tek başına bir tanı yöntemi olarak kullanılmaz. Elde edilen bulgular, öykü ve jinekolojik muayene bulgularıyla birlikte değerlendirilir; gerektiğinde ürodinami gibi diğer incelemelerle tamamlanır.

İncelemenin her merkezde uygulanmadığı bilinmelidir. Yöntem özel bir eğitim ve deneyim gerektirir. Bu nedenle inceleme her şikâyette istenen bir basamak değildir; muayene bulguları yeterli olduğunda ayrıca yapılması gerekmez.

Yöntemin bir başka üstünlüğü, kişinin kendi bulgusunu ekranda görebilmesidir. Kas hareketinin doğrudan izlenmesi, egzersizlerin doğru yapılıp yapılmadığının anlaşılmasına katkı sağlar ve kişinin sürece katılımını kolaylaştırır.

İnceleme Nasıl Yapılır?

İnceleme öncesinde özel bir hazırlık genellikle gerekmez. Mesanenin çok dolu ya da tümüyle boş olmaması istenir; hangi doluluğun tercih edildiği inceleme öncesinde bildirilir. Bu ayrıntı, ölçümlerin karşılaştırılabilir olması açısından belirleyicidir.

Kişi jinekolojik muayene pozisyonuna alınır. Prob üzerine jel sürülerek dış genital bölgeye, kemik çıkıntının hemen altına yerleştirilir. Bu uygulamada vajina içine bir alet yerleştirilmesi gerekmez.

İnceleme üç aşamada yürütülür. Önce dinlenme durumunda görüntü alınır. Ardından ıkınma sırasında yapıların aşağı doğru hareketi izlenir. Son olarak pelvik taban kaslarının kasılması istenerek bu hareket kaydedilir.

Kişiden istenen hareketlerin doğru yapılması sonucun güvenilirliğini belirler. Bu nedenle inceleme öncesinde ıkınma ve kasılma hareketleri anlatılır ve gerektiğinde denenir. İşlem ağrısızdır ve genellikle on ile on beş dakika sürer.

Ölçümlerin uygulayıcıya ve kullanılan cihaza göre farklılık gösterebileceği bilinir. Bu nedenle takip yapılacaksa incelemenin aynı merkezde yinelenmesi tercih edilir; ölçümlerin karşılaştırılabilir olması bu koşula bağlıdır.

İnceleme sırasında rahatsızlık hissedilmesi durumunda bunun bildirilmesi istenir. Prob dış bölgeye yerleştirildiği için ağrı beklenmez; ancak bölgede hassasiyet bulunan kişilerde bası hissi rahatsız edici olabilir ve konum değiştirilebilir.

Ultrasonda Hangi Yapılar Değerlendirilir?

Mesane boynunun konumu ve hareketi değerlendirilen ilk başlıktır. Ikınma sırasında bu bölgenin ne kadar aşağı indiği ölçülür. Bu hareketin beklenenden fazla olması, destek dokusundaki gevşemeyi düşündüren bulgular arasında yer alır.

İdrar kanalının konumu ve açısı incelenir. Bu ölçümler idrar kaçırma şikâyeti bulunan kişilerde değerlendirmeye katkı sağlar. Daha önce askı ameliyatı geçirmiş kişilerde yerleştirilen malzemenin konumu da bu incelemeyle görülebilir.

Rahim, vajina ön ve arka duvarı ile barsağın son bölümünün konumu değerlendirilir. Ikınma sırasında bu yapıların ne ölçüde aşağı indiği, sarkmanın hangi bölmeyi ilgilendirdiğinin belirlenmesine katkı sağlar.

Pelvik taban kaslarının yapısı ve kasılma sırasındaki hareketi incelenir. Kasların bütünlüğünde bir kopukluk bulunup bulunmadığı ve kasılmanın etkili olup olmadığı bu aşamada değerlendirilir.

Elde edilen ölçümler için kesin sınır değerler tanımlanmamıştır. Bildirilen aralıklar çalışmalar arasında farklılık gösterir. Bu nedenle sonuçlar bir eşik üzerinden değil, kişinin şikâyetleriyle birlikte yorumlanır.

Rahim alınmış kişilerde vajina üst ucunun konumu değerlendirilir. Bu bölgedeki sarkma, muayenede her zaman kolay ayırt edilmediği için incelemeden elde edilen bilgi planlamaya katkı sağlar.

İnceleme Hangi Şikâyetlerde İstenir?

İdrar kaçırma şikâyeti bulunan kişilerde inceleme sık istenir. Kaçırmanın hangi tipte olduğunun belirlenmesine ve destek yapılarının durumunun ortaya konmasına katkı sağlar.

Vajinada dolgunluk, bası hissi ya da dışarı doğru çıkıntı hissedilmesi durumunda inceleme gündeme gelir. Bu şikâyetlerde muayene temel değerlendirme yöntemi olmayı sürdürür; ultrason muayene bulgularını destekleyen bir basamaktır.

Boşaltmayla ilgili şikâyetler bir başka başlıktır. İdrarını tam boşaltamama hissi, idrar yaparken zorlanma ve büyük tuvaletini yapmakta güçlük bu grupta yer alır.

Pelvik taban kaslarının kasılamadığı ya da kişinin bu kasları hissedemediği durumlarda da inceleme kullanılabilir. Bu uygulamada kişi ekranda kendi kas hareketini görebildiği için, egzersizin doğru yapılmasına katkı sağlanır.

İncelemenin istenmesi ameliyat gerekeceği anlamına gelmez. Bulgular çoğu durumda ameliyatsız yaklaşımların planlanmasında da kullanılır. Egzersiz programının içeriği ve süresi bu bulgulara göre düzenlenebilir.

Şikâyet ile muayene bulgularının örtüşmediği durumlarda da inceleme gündeme gelir. Kişinin bildirdiği yakınmanın muayenede karşılığının bulunamaması, ek bir değerlendirme yapılmasını gerektirebilir.

Doğum Sonrası Hasar Ultrasonla Görülebilir mi?

Doğum sırasında pelvik taban kaslarında gerilme ve bazı durumlarda kopukluk gelişebilir. Bu değişikliklerin bir bölümü elle yapılan muayenede fark edilmeyebilir.

Ultrason incelemesi, kasın kemiğe tutunduğu bölgede ayrılma bulunup bulunmadığını gösterebilir. Bu bulgunun saptanması, sonraki dönemde gelişebilecek şikâyetlerin değerlendirilmesinde göz önünde tutulur.

Makat çevresindeki halka kasının bütünlüğü de bu yöntemle incelenebilir. Doğum sırasında bu kasta oluşan bir ayrılma, gaz ya da dışkı tutmakta güçlük şikâyetiyle ilişkilendirilebilir.

İncelemenin doğumdan ne kadar süre sonra yapılacağı önem taşır. Erken dönemde doku ödemi bulunduğu için değerlendirme güçleşir; bu nedenle inceleme genellikle birkaç ay sonrasına planlanır. Bir bulgu saptanması her durumda girişim gerektiği anlamına gelmez.

Bu incelemenin doğum sonrası dönemde her kadına yapılması beklenmez. Şikâyeti bulunan ya da zorlu bir doğum öyküsü olan kişilerde gündeme gelir. Bulgu saptanması durumunda izlem planı buna göre kurulur.

Kas bütünlüğünde ayrılma saptanan kişilerde pelvik taban egzersizlerinin sürdürülmesi yine önerilir. Egzersizin sağladığı katkı bu durumda sınırlanabilir; ancak kalan kas dokusunun gücünün korunması izlemin bir parçası olarak değerlendirilir.

Ameliyat Öncesi Bu İnceleme Neden Yapılır?

Sarkma ya da idrar kaçırma nedeniyle cerrahi planlanan kişilerde, hangi bölmenin ne ölçüde etkilendiğinin belirlenmesi girişimin kapsamını doğrudan etkiler. Bu inceleme söz konusu ayrımın yapılmasına katkı sağlar.

Muayenede tek bir bölmede sarkma saptanmış olsa da, incelemede başka bir bölmenin de etkilendiği görülebilir. Bu bilgi, planlamanın eksik kalmasını önler.

Pelvik taban kaslarındaki bir kopukluğun önceden bilinmesi de planlamayı etkiler. Bu bulgu, ameliyat sonrasında izlenecek yolun ve önerilecek egzersiz programının belirlenmesinde göz önünde tutulur.

Daha önce ameliyat geçirmiş kişilerde yerleştirilen malzemenin konumu değerlendirilebilir. Şikâyetin yinelediği durumlarda bu bilgi, yeni planın kurulmasında yol gösterir. Elde edilen bulguların hiçbiri tek başına karar oluşturmaz; ameliyat kararı öykü, muayene ve bu incelemenin birlikte değerlendirilmesiyle verilir.

Ameliyat sonrasında da inceleme yinelenebilir. Şikâyetin sürmesi ya da yeniden ortaya çıkması durumunda, yapıların durumu ve varsa yerleştirilen malzemenin konumu bu yöntemle değerlendirilebilir.

İncelemenin ameliyat kararını tek başına değiştirmediği bilinmelidir. Elde edilen bulgular planlamayı ayrıntılandırır; ancak girişim kararı şikâyetlerin günlük yaşamı ne ölçüde etkilediğine göre verilir.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Kaçak yakınmasının gündelik düzeni etkilemeye başlaması, vajinada dolgunluk ya da bir şeyin aşağı doğru sarkma duygusu ve mesanenin tam boşalmadığı hissi, bu incelemenin gündeme geldiği başlıca durumlardır. Yakınmanın ne zamandır sürdüğü, incelemenin yapılmasını engelleyen bir etken değildir.

Vajinada dolgunluk hissi, bası duygusu ya da dışarı doğru bir çıkıntının hissedilmesi bildirilmesi gereken bulgulardır. Bu şikâyetlerin gün içinde arttığı ve akşama doğru belirginleştiği sık dile getirilir.

İdrarını tam boşaltamama hissi, idrar yaparken zorlanma, sık idrara çıkma ve büyük tuvaletini yapmak için elle destek verme gereksinimi değerlendirme gerektirir. Gaz ya da dışkı tutmakta güçlük de bu gruba girer.

Doğum sonrasında bu şikâyetlerin birkaç aydan uzun sürmesi durumunda inceleme yapılması uygun olur. Düzenli egzersize karşın birkaç ay içinde değişiklik görülmemesi de başvuru için geçerli bir gerekçedir.

İlgili

Bunlar da ilginizi çekebilir