Yumurtalık kisti ameliyatı, çikolata kisti cerrahisi, yumurtalığın alınması ve burulma durumunda yapılan düzeltme işlemi; hangi durumda hangi yaklaşımın seçildiği ve doğurganlığın korunması.
Yumurtalıkta görülen her kist ameliyat gerektirmez. Adet döngüsüne bağlı olarak oluşan kistlerin büyük bölümü kendiliğinden kaybolur ve izlemle takip edilir. Cerrahi karar, kistin boyutu, ultrasondaki yapısı, geçen zaman içinde küçülmemesi ve yakınma yaratması gibi ölçütlere dayanır. Menopoz sonrası dönemde görülen kistler ise daha yakın bir izlemle ele alınır.
Ağrının şiddeti de belirleyicidir. Çikolata kisti olarak bilinen yapıların ağrıya ve gebe kalmakta güçlüğe yol açması, cerrahiyi gündeme getirebilir. Yumurtalığın kendi ekseni çevresinde dönmesi ise acil bir durumdur ve hızla girişim gerektirir.
Günümüzde işlemlerin büyük bölümü kapalı yöntemle yapılır. Karına açılan küçük deliklerden kamera ve aletler yerleştirilir. Bu yaklaşım daha küçük iz bırakır, ağrıyı azaltır ve günlük yaşama dönüşü kısaltır. Kistin boyutu ya da yapısı uygun değilse açık yöntem tercih edilebilir. Daha önce geçirilmiş karın ameliyatlarının bıraktığı yapışıklıklar da yöntem seçimini etkiler.
İşlemin kapsamı da değişir. Yalnızca kistin çıkarılması, yumurtalık dokusunun korunmasını amaçlar. Yumurtalığın tümüyle alınması ise daha sınırlı durumlarda, özellikle kötü huylu bir yapı kuşkusunda ya da menopoz sonrası dönemde konuşulur. Burulma durumunda amaç dokuyu kurtarmaktır; bu nedenle yumurtalık çoğu zaman alınmadan çevrilerek kanlanmasının geri dönmesi beklenir.
Cerrahi sırasında sağlıklı yumurtalık dokusunun olabildiğince az zarar görmesi hedeflenir. Özellikle iki taraflı kistlerde ve tekrarlayan ameliyatlarda rezervin azalma olasılığı hesaba katılır. Gebelik planı varsa bu plan ameliyat öncesinde konuşulur ve gerekirse sıralama ona göre kurulur. Bazı durumlarda yumurta saklanması gibi seçenekler cerrahi öncesinde değerlendirilebilir.
Ani başlayan, kusmaya yol açan tek yanlı kasık ağrısı burulma belirtisi olabilir; bu tablo saatler içinde değerlendirilmesi gereken bir durumdur.
Son güncelleme: · İçerik sorumlusu: Op. Dr. Elif Nazlı Çetindağ