Bulantı, bel ve kasık ağrısı, ödem, kabızlık, reflü, bacak krampları ve bozulan uyku düzeni. Gebelikte sıkça karşılaşılan bu yakınmaların nedenleri ve günlük yaşamda işe yarayan önlemler.
Gebelikte hormon düzeyleri hızla değişir, kan hacmi artar ve büyüyen rahim komşu organlara yer değiştirtir. Sindirim sistemi yavaşlar, damarlardaki basınç artar, bağlar gevşer. Yakınmaların büyük bölümü bu doğal uyum sürecinin bir sonucudur.
Şikâyetlerin çıkış zamanı da genellikle belirli dönemlerde yoğunlaşır. Bulantı ilk üç ayda öne çıkarken bel ağrısı, ödem ve reflü daha çok son aylarda belirginleşir. Aynı gebelikte bile yakınmaların şiddeti haftalar içinde değişebilir. Önceki gebelikte yaşanan bir yakınmanın bu kez hiç görülmemesi de beklenen bir durumdur.
Küçük porsiyonlarla sık beslenme, bulantı ve mide yanmasının ikisinde de rahatlama sağlayabilir. Sıvı alımının gün içine yayılması kabızlığı azaltır. Bacakları yukarı almak, uzun süre ayakta kalmaktan kaçınmak ve sol yana yatmak ödem ile kramplara karşı yardımcı olur. Yağlı ve baharatlı yiyeceklerin azaltılması, yemekten sonra hemen uzanmaktan kaçınılması reflüyü hafifletebilir.
Düzenli ve hafif yürüyüş, bağırsak hareketini ve uyku kalitesini birlikte destekler. Bel bölgesini zorlayan ağır kaldırma hareketlerinden uzak durulması, destekli bir oturuş düzeni ve uygun bir yastık kullanımı ağrıyı azaltabilir. İlaç kullanımı ise gebelikteki güvenilirliği bilinen seçeneklerle sınırlı tutulur ve kendi kararıyla başlanmaz.
Bazı yakınmalar normalin dışına çıkar. Su bile içemeyecek kadar şiddetli kusma, elde ve yüzde hızla gelişen şişlik, görme bulanıklığı ile birlikte baş ağrısı, idrar yaparken yanma, ateş, kanama ya da suyun geldiği hissi bu grupta yer alır. Bir bacakta gelişen tek yanlı şişlik ve ağrı da ayrı bir değerlendirme gerektirir.
Böyle bir tabloda yakınmanın gebeliğe bağlı sıradan bir değişiklik olup olmadığı muayeneyle ayrılır ve beklenmeden değerlendirme yapılması gerekir.
Son güncelleme: · İçerik sorumlusu: Op. Dr. Elif Nazlı Çetindağ